Özet: Bu bölümde 5237 sayılı TCK’nın 132–138. maddelerinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel veriler suçlarını inceliyoruz. Mevcut madde metinleriyle birlikte kanun değişikliklerinin (örneğin 2012, 2014, 2019 düzenlemeleri) gerekçelerini ele alıyor; her suçun tanımı, maddi ve manevi unsurları ile nitelikli (ağırlaştırıcı) hallerini açıklıyoruz. Ayrıca teşebbüs, iştirak ve içtima gibi özel görünüm biçimleri, ceza hükümleri, soruşturma usulü (görevli mahkeme, şikayet, uzlaşma, zamanaşımı) ayrıntılandırılıyor. En az biri Ceza Genel Kurulu’ndan olmak üzere güncel Yargıtay kararlarıyla (Ör. CGK 2014/331; 12.CD 2024/1171 vb.) pratik uygulamalar ele alınıyor. Doktrin ve güncel akademik yayınlardan görüşlere yer veriyor, savunma stratejileri (hukuka aykırı delil, kastın yokluğu, özel hayat algısı, KVKK/CMK bağlamı) tartışılıyor. En az 2-3 örnek dava incelemesi, savunma kontrol listesi ve sıkça sorulan sorularla (SSS) desteklenmiş sistematik bir analiz sunulmaktadır. Ayrıca komşu suçlarla (hakaret, kişisel veri suçları, bilişim suçları vb.) karşılaştırmalı değerlendirme yapılmıştır. 1. Mevcut Madde Metinleri ve Gerekçeleri TCK 132–138. maddeleri, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir . Başlıca hükümler özetle şöyledir: Madde 132 (Haberleşmenin gizliliğinin ihlali): Kişiler arası özel haberleşmeyi gizlice kaydetme veya dinleme suçtur. Temel ceza 1–3 yıl hapis; kaydetme halinde ceza artırılır. Hukuka aykırı ifşâ hali de 2–5 yıl hapis . Madde 133 (Konuşmaların dinlenmesi/kayda alınması): Gizli konuşmaları rızâsız dinlemek ya da ses kaydetmek suçtur (2–5 yıl). Aleni olmayan bir söyleşide failin ses kaydı 6 aydan 2 yıla kadar ceza (adalî para cezası) ile cezalandırılır. Hukuka aykırı ifşâ hali ise 2–5 yıl hapis . Madde 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal): Kişilerin özel hayatına izinsiz müdahale suçtur; temel ceza 1–3 yıl hapis. Suçun gizliliğin görüntü veya sesle kayda alınması suretiyle işlenmesi halinde ceza iki katına çıkar . Ayrıca özel hayatla ilgili görüntü veya seslerin ifşâsı (örneğin üçüncü kişilere gösterme, yayma) başlı başına suç sayılarak 2–5 yıl hapis öngörülmüş; basın/ yayın yoluyla yayımlanırsa aynı ceza verilir . Madde 135 (Kişisel verilerin kaydedilmesi): Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden, 1–3 yıl hapis cezası alır. Kayıt edilen veri özel nitelikli (siyasi, dini, cinsel yaşam, sağlık vb.) ise ceza yarı oranında artırılır . Madde 136 (Kişisel verileri hukuka aykırı verme/yayma/ele geçirme): Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına veren, yayan veya ele geçiren, 2–4 yıl hapis cezası alır . (2019’da eklenen hükümle, CMK’nın suç konusu beyan/görüntü kayıtları örneği halinde ceza bir kat artırılır.) Madde 137 (Nitelikli haller): Kamu görevlisi tarafından yetkisini kötüye kullanarak veya belli bir meslek/sanatta sağlanan kolaylıkla işlenen hallerde cezalar yarı oranında artırılır . Madde 138 (Verileri yok etmeme): Yasal süresi dolmasına rağmen veri sistemden silinmediğinde 1–2 yıl hapis cezası vardır; eğer konu CMK ile kaldırılması gereken veriyse ceza bir kat artar . Madde 139 (Şikâyet): Yukarıdaki suçlardan, kişisel verilerin kaydedilmesi, hukuka aykırı verme/ele geçirme ve yok etmeme hariç diğerlerinin soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır . (Yani TCK 132,133,134 suçları müşteki şikayeti olmadan ileri götürülemez.) 1 2 • 3 • 4 5 • 6 6 • 7 • 8 • 9 • 10 • 11 1 Madde 140 (Tüzel kişiler): Bu suçları işleyen tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri uygulanır . Gerekçe/Kıyaslama: 5237 sayılı Kanun, önceki 765 sayılı TCK’daki sınırlı düzenlemeyi genişletmiştir. Kanun koyucu, haberleşme suçlarında “sayma yöntemini terk ederek ‘haberleşme’ terimine yer vermiş, araçların niteliği üzerinde durmamıştır. Bu sebeple maddi konu mektup, telgraf, telefon, faks, elektronik posta gibi her türlü araç olabilir” . Eski Kanun’da mektup, telgraf gibi özel iletişim araçlarına hukuka aykırı müdahale suç sayılırken, yeni düzenleme her türlü iletişimi kapsayacak şekilde serbest hareketli suç sistemine geçmiştir . Örneğin 765 Sayılı Kanun’da bir suçun oluşması için içerikten zarar beklenirken, 5237’de gizliliğin ihlali ile suç tamamlandığı kabul edilmiştir . 2012’deki Yargı paketleri ile (6352 sayılı Kanun) 132–134. maddelerde ek cümleler/ifade değişiklikleri yapılmış, böylece internet/sosyal medya gibi yeni iletişim araçlarının suç kapsamına girmesi kolaylaşmıştır. Örneğin 134. maddede “hukuka aykırı olarak ifşa” hükmünde 2012’den önce sadece baskı-hakaret amaçlı yayın düzenlenirken, eklenen ifade ile her türlü basın-yayın faaliyeti kapsanmaktadır . 2019’da da 136. maddeye eklenen hükümle, CMK kapsamında kayda alınan beyan/ görüntülerin konusu olan olaylarda verileri ele geçirme suçunun cezası artırılmıştır . 2. Suçların Tanımı, Maddi ve Manevi Unsurları Hukuki Konu ve Korunan Değer: Bu suçlar özel hayatın gizliliğini korur. Anayasa m.20’de “Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz” hükmü bulunmaktadır . Özel hayat; kişinin sadece yakınlarının bildiği, başkalarından sakladığı yaşantısını ve bilgilerini kapsar. Hukukçulara göre özel hayatın kapsamı, sadece kapalı (mahrem) alanla sınırlı değildir; kamuya açık olmayan ve kişinin başkalarından gizlemek istediği her türlü yaşam faaliyetini içerir . Özetle, hukuki yarar bu suçlarda özel hayatın gizliliği, mahremiyet hakkıdır. Maddi Unsur: Her suçun maddi unsuru eylem şeklinde tanımlanmıştır: - TCK 132: Haberleşmenin gizliliğini ihlal eylemi (ör. özel yazışma veya mesajı açmak, dinlemek ya da içerik kaydetmek) . Kaydedilmesi nitelikli hale girer. - TCK 133: Aleni olmayan konuşmaların aletle dinlenmesi veya ses kaydına alınması . 133/2’deki kayıt, suçun alt sınırı 6 ay veya para cezasıdır. 133/3’te hukuka aykırı ifşa düzenlenmiş (2–5 yıl + para cezası). - TCK 134/1: Kişinin özel hayatına (gizli tutulması gereken alanlara) izinsiz müdahale. Örneğin odadaki konuşmayı izinsiz dinlemek veya video/ ses kaydıyla özel yaşantıya girmek suç oluşturur . Kaydedilmesi özel bir nitelikli haldir. - TCK 134/2: Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak üçüncü kişilere ifşa etmek. Yayınlamak da bu kapsamdadır . - TCK 135: Kişisel verileri kaydetmek suçtur; örn. başkasıyla ilgili biyometrik veya özel nitelikli verileri hukuka aykırı kaydetmek. - TCK 136: Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek, yaymak veya başkasına vermek (seçimlik hareketler). Örneğin bankacılık şifresi ele geçirmek, birinin kişisel bilgilerini izinsiz yaymak . - TCK 138: Yasal süresi dolan verileri yok etmeyen görevliler cezalandırılır (genellikle ihmal kapsamındadır). Manevi Unsur: Tüm bu suçlarda kast esastır. Özellikle 134/2’de 6452 sayılı yasayla eklenen “hukuka aykırı olarak” ibaresiyle failin ifşânın yasadışılığını bilerek hareket etmesi gerekir; yani dolus eventualis (olasılı kast) yeterli değildir, doğrudan kast aranır . Genel kast (bilerek ve isteyerek) aranan hâldir; özel kast (belirli bir netice istenci) aranmaz. Örneğin, herkesin her türlü iletişiminden haberdar olamayacağı, konuşmasını kaydetmenin hukuka aykırı olduğunun farkında olan failin, bu fiili bilinçli ve isteyerek işlemesi yeterlidir. Aksi durumda “kasten hukuka aykırı hareket etme bilinci” yoksa suç oluşmaz • 12 13 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 22 23 19 2 (bkz. Yargıtay 12.CD 2024/1171). Suçlarda mağdurun kim olduğunun önemi yoktur; akıl sağlıklı veya engelli fark etmeksizin her bireyin özel hayatı korunur. Özel Görünüş Biçimleri: - Teşebbüs: Gizliliğin kasten ihlal edilmesiyle suç tamamlandığından teşebbüs mesele olması zordur. Ancak mesela TCK 134/1’de kurulan dinleme tertibatının fark edilmesiyle netice gerçekleşmediğinde “suça teşebbüs” tartışılabilir (Yargıtay, düzenek kurarak özel hayat ihlali teşebbüsü tanımıştır ). - İştirak (yardım ve azmettirme): Başkasıyla işleme (örneğin, gizli çekim yapana cihaz temin etme) halinde iştirak hükümleri uygulanır. Suç, birden çok kişi tarafından işlenebilir. - İçtima (farklı suçlar arası): Örneğin hem TCK 134 (özel hayatı ihlal) hem TCK 136 (kişisel veriyi yayma) oluşmuşsa, farklı neviden içtima uygulanır. Ceza Genel Kurulu’nun 2014/331 sayılı CGK kararı bu durumu örneklemiştir: İnternet sitesine fotoğraf koyma eylemi hem TCK 134/2 (özel hayatı ifşa) hem TCK 125 (hakaret) suçunu oluşturduğundan, en ağır ceza gerektiren TCK 136/1 (kişisel verileri yayma) suçundan cezalandırma gerekir . Yine CGK, tek fiille çok farklı suçlar varsa daha ağır suçu esas aldırmıştır. 3. Nitelikli Haller (Ağırlaştırıcı Nedenler) TCK 132/1: Haberleşme gizliliğini ihlal suçu, eylem kaydedilerek yapılmışsa ceza bir kat artırılır . TCK 133: 133/3’te “kaydedilen gizli konuşmaları ifşa eden” hal ceza artırımıdır. TCK 134/1: Özel hayatı ihlal suçu, görüntü/ses kayıtlarıyla yapıldığında ceza iki katına çıkar . Ayrıca ses/görüntülerin daha sonra basın-yayın yoluyla ifşası ayrı bir suç (134/2) teşkil eder. TCK 134/2: İfşa suçunun basın-yayın yoluyla gerçekleştirilmesi de aynı cezayı gerektirir . TCK 135: Kişisel veri kaydında, veri özel nitelikli ise ceza yarı oranında artırılır . TCK 136: (İlave) CMK tarafından kayda alınan beyan/görüntü içeriyorsa ceza bir kat artırılır (2019 ek hüküm) . TCK 137: Tüm yukarıdaki suçların, (a) kamu görevlisi tarafından görev yetkisi kötüye kullanılarak veya (b) belli bir meslek/sanattaki kolaylıktan yararlanarak işlenmesi halinde cezalar %50 artırılır . Örneğin, bir öğretmenin özel hayatı ihlal etmesi veya avukat/doktorun mesleki sırları ifşa etmesi ağırlaştırıcıdır. Esen Şen’e göre, örneğin Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık meslek sırrı kapsamında olan bilgilerin izinsiz kaydı, özel hayat ihlali değil, doğrudan TCK 132 veya 133 kapsamına girer; aksi takdirde CMK 134/1 uyarınca haklı sebep (meslek sırrı) kabul edilerek suç oluşmayabilir . Ayrıca 12.CD 2020/694 E. sayılı kararda suçun işleniş şekli “belli bir meslek/sanattan (tadilat yapan müşavirden) yararlanarak kamera kayıtlarıyla özel hayat ihlali” olarak nitelendirilmiştir . 4. Teşebbüs, İştirak, İçtima Teşebbüs: Özel hayat suçlarında netice maddi olarak gizlilik ihlalidir. Sadece hazırlık (örneğin kamera kurma) genelde teşebbüs, sonucu doğurmadığından suç sayılmaz. Ancak Yargıtay, başkasına izinsiz dinleme/izleme tertibatı kurmayı “suça teşebbüs” olarak değerlendirmiştir . İştirak: Failin yanında işbirlikçiler (aynadirektör, suç aleti temin eden, motivasyon sağlayan vb.) olursa, azmettirme veya yardım (TCK m. 37-39) hükümleri uygulanır. Örneğin, bir kişi sırf fotoğrafçı olması veya bilgisayar uzmanı olması nedeniyle bu suçta iştirak ediyorsa, suç indirimsiz cezalandırılır. İçtima: Suçtan suça içtima; farklı suç tiplerinden (TCK 132,134 vs 125 gibi) içtima durumları olabilir (CGK örneği ). Ayrıca aynı TCK 134/2 fiiliyle birden çok kişi mağdur olmuşsa zincirleme suç hükümleri (TCK 44/1) uygulanır. 12.CD 2020/2226 E., 5238 K. kararında, birlikte çekilen 24 25 • 26 • • 27 • 15 • 28 • 16 • 9 29 30 • 24 • • 25 3 kadının çıplak fotoğraflarının kız kardeşi ve kızına gönderilmesi eylemi zincirleme suç sayılmıştır . 5. Cezai Müeyyideler Yukarıdaki metinlerde görüldüğü gibi temel cezalar suça göre 1–5 yıl arasında değişir. Özellikle: - TCK 132/1, 133/1: 1–3 yıl (132/1’in ikinci cümlesiyle 2–6 yıl), - 132/2: 2–5 yıl, 132/3: 1–3 yıl, - 133/2: 6 ay–2 yıl veya adlî para, 133/3: 2–5 yıl. - 134/1: 1–3 yıl (kaydedilmişse 2–6 yıl), 134/2: 2–5 yıl. - 135/1: 1–3 yıl (nitelikli veride 1.5 kat), - 136/1: 2–4 yıl (Ek fıkra ile artış), - 138/1: 1–2 yıl (Ek 2014 ile artış). Ekonomik yaptırımlar (para cezası) genelde 6 aydan düşük suça öngörülmüştür (örneğin 133/2’de). Nitelikli suçlarda ceza yarı oranında artar (bkz. TCK 137). Kanun maddeleriyle belirlenen özel cezalar dışında, mahkeme ayrıca suçun işlenmesine elverişli araçları müsadere edebilir (örneğin gizli kayıt cihazları) ve failin haysiyetine uygun güvenlik tedbirleri verebilir. 6. Soruşturma Usûlü: Mahkeme, Şikâyet, Uzlaşma, Zamanaşımı Yetkili Mahkeme: Ceza mahkemesi (ağır ceza mahkemesi veya ağırlaştırılmış ceza) yetkilidir. 132,134 gibi cezaları 1 yılı aşan suçlar dolayısıyla ağır ceza mahkemesinde görülür. 133/2 gibi 6 aydan 2 yıla kadar hafif suçlar ise bölge adliye ceza mahkemesinde görülebilir. Ancak CMK 250’ye göre bazı istisnai durumlarda farklılık olabilir. Şikâyet: TCK 139 gereğince bu suçların takibi (132,133,134) şikâyete bağlıdır . Yani mağdur, suçtan haberdar olduğunda savcılığa şikâyet dilekçesi vermelidir. Aksi hâlde soruşturma açılamaz. Şikâyet, ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na yapılır ve çekilene kadar kovuşturma durur (şikâyet çekilmesi halinde dava düşer). 135,136,138. maddelerinin suçları şikâyete tabi değildir. Uzlaşma: Ceza uzlaşma prosedürü, TCK 253 ve CMK’da sayılan basit suçlar için geçerlidir. Özel hayatın gizliliği suçları cezaî yaptırımı en az 1 yıl hapis olduğundan uzlaşma kapsamı dışındadır. Dolayısıyla mağdur ile fail arasında uzlaşma yapılamaz. Zamanaşımı: Zamanaşımı süresi, suçun öngörülen üst sınırına göre belirlenir. Örneğin alt sınırı 1 yıl olan suçlar için zamanaşımı genellikle 8 yıl, 2 yıldan az olmayan üst sınır (yaklaşık 5 yıl) olan suçlarda 15 yıl gibi uzunluklardadır (TCK m.67–68). Yakın tarihli uygulamada: 132/1-134/1 (1–3 yıl) suçlarında zamanaşımı ~8–12 yıl, 133/1-136 (2–5 yıl) suçlarında ~12–15 yıl olarak değerlendirilmektedir. Hakimin ceza kararının kesinleşmesi veya hükmün düşmesi gibi durumlar cezayı etkiler. Zamanaşımı hesaplamasında TCK 67 ve 68. maddeler ile CMK’nın dava zamanaşımını kesme kuralları (ör. sanık/yakalanma, ifade alınması) dikkate alınır. Örneğin, şüpheli sorguya çekilirse veya iddianame düzenlenirse dava zamanaşımı kesilir . 7. Yargıtay Kararları Ceza Genel Kurulu: Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.06.2014 tarihli kararı (Esas 2012/1510, Karar 2014/331) önemli bir örnektir . Bu karar, bir köşe yazarı kadının resminin muhabir edasıyla arkadaşlık sitesinde “ilan” olarak yayımlanmasını inceler. CGK, eylemin TCK 134/2 (özel hayatın ifşası) ve TCK 125 (alenen hakaret) suçlarını oluşturduğunu, ancak hukuk dışı fotoğraf yayımının en ağır cezayı gerektiren TCK 136/1 (kişisel veriyi yayma) suçuna girdiğini belirtmiştir. Dolayısıyla TCK 136 uygulanmalı, 134’e hükmedilmemelidir . Sonuçta mahkumiyeti farklı suçtan onaylamışlardır. Bu karar, 31 • • 32 • • 33 25 25 4 kimlik ve resim gibi kişisel verilerin ifşasıyla özel hayat suçu ayrımını netleştirir: Örnekte, “üçüncü kişiye yönelik hakaret” yerine “kişisel verilerin hukuka aykırı yayımı” hükümleri esas alınmıştır. Kararlar (12.CD, 9.CD vb.): Örnek mahkeme kararları günümüzde de sık görülmektedir. Şöyle birkaç vaka: - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/11631 K.: Sanık, ev hanımı mağdurenin banyoya girdiği sırada camdan izlemiş; 134/1 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluştuğu vurgulanmıştır . (Eylemin cinsel taciz yerine özel hayat ihlali sayılması bozma nedeni olmuştur.) - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/5240 K.: Boşanmış çift döneminde çekilen çıplak fotoğrafları, mağdurun rızası dışında kızına ve yeğenine gönderen sanık hakkında, TCK 134/2 uyarınca hapis cezası onanmıştır . (Nitekim aynı görüntüler, sadece farklı kişilere ifşa edilmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümleriyle değerlendirilmiştir.) - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/4523 K.: Sanık, mağdurun işyerindeki soyunma odasında gizli kamera kurmuş; 134/1-2. cümle ile 137/1-b (mesleki kolaylık) hükümlerine göre özel hayat ihlali sabit bulunmuştur . - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/423 K.: Sanık, bir mağazadaki deneme kabininde alt kısmından video çekti; bu durum 134/1 suçu sayılmıştır . - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/10726 K.: Okulda öğretmen olarak çalışan sanığın, eski kız arkadaşını dinlemek için evine izinsiz dinleme cihazı yerleştirme teşebbüsü TCK 134/1 suçu olarak değerlendirilmiş, mahkumiyet kararı onanmıştır . Sonuç: Yargıtay genellikle gizli görüntü/ses kaydıyla özel hayatın ihlalini açıkça suç saymakta, yayın/ifşa hallerinde de TCK 134/2 uygulamasını kabul etmektedir. Ancak failin kastının bulunmaması durumunda (hukuka uygunluk sebebinin varlığı) beraat da kararlaştırılabilmektedir. Örneğin, Yargıtay 12.CD 2024/1171 K’da, dolandırıcılık iddiasına delil sağlamak üzere yapılmış bir ses kaydının failce “bilinçli hukuka aykırı eylem” olarak görülmediği gerekçesiyle beraat onanmıştır . Kararda, “sanıklar soruşturmanın delil toplama sürecinde, fail kastı taşımaksızın konuşmayı kaydetmişlerdir; suçun manevi unsuru oluşmamıştır” denmiştir. 8. Doktrindeki Görüşler (Güncel Akademik Kaynaklar) Özel hayat kavramı: Literatürde özel hayatın tanımı geniştir; AİHM içtihatları da özel hayatı tam tanımlamaktan kaçınır. Özel hayat alanı gizli (sır), özel ve kamusal alan olarak üçe ayrılır ve gizli alan tamamen koruma altındadır . Bazı akademisyenler, sosyal medya kullanımı artınca gizlilik kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Gizli kayıt ve delil: Tezcan/Erdem/Önok’un Ceza Özel Hukuku’nda belirttiği gibi, kişinin kamuya açık kabul ettiği alanlarda izinsiz fotoğraf/ses kaydı yapmak da özel hayat ihlali sayılır . Çağdaş çalışmalarda “özel ve kamusal alan dengesinin bozulması” sıkça tartışılmaktadır. Kişisel veriler: Doktrinde, TCK 135–136 ile 6698 sayılı KVKK arasında ilişki kurulmuştur. Kişisel veri, kimliği belirli/ belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak KVKK’da tanımlanmıştır . Ancak özel hayata ait görüntü/sesler kişisel veri kapsamında değerlendirilmeyebilir; bu nedenle bunların ifşası TCK 134 suçuna girer . Örneğin Abdullah Teltik’in yazısında, üzerinde ad-soyad gibi ek bilgi olmayan bir fotoğraf özel hayat kapsamında sayılmayıp 134. maddeye tabi kılınabilir. Yeni iletişim araçları: Çalışmalar, internet ve sosyal medyanın iletişim gizliliği suçlarında rolüne dikkat çekmektedir . Özellikle anlık mesajlaşma, e-posta, whatsapp, sosyal medya grupları vb. yöntemlerle özel hayatın ihlali artmıştır. Örnek olarak, gizli mesajların hacklenmesi veya özel grup sohbetlerinin yayımlanması TCK 132/2 anlamında ifşa sayılmaktadır. Yargıtay da mahkeme kararlarında sıkça bu araçları kullanarak işlenen ihlallere hükmediyor. 34 31 30 35 24 36 • 37 19 • 38 • 39 40 • 41 42 5 9. Savunma Stratejileri Savunma, müvekkilin eyleminin suç oluşturmadığını veya delillerin geçersiz olduğunu göstermek üzerine kurgulanmalıdır: Hukuka aykırı delil: CMK m.206–217 hükümlerince, deliller kanun usullerine uygun toplanmalıdır . Örneğin gizlice alınan ses/görüntü kayıtları, arama-kararına aykırı, yetkisiz kişilerce yapıldıysa CMK 217/2’ye göre hukuka aykırı delil sayılır. Anayasa m.38/6 da “hukuka aykırı deliller değerlendirilemez” demektedir. Bu durumda savcı bu delilleri dosyaya koyduysa bile mahkeme delile değer veremez . Savunmada, olay yerinde hukuka uygun izin/karar olup olmadığını araştırıp, varsa eksik usul varsa delilleri itiraz ederek eleştiriniz. (Ör: 5271 sayılı Kanun m.115-116’ya göre arama yapılmalı, CMK 135 vb.) Bu şekilde elde edilen kayıtlar “delil” sayılamaz . Barandogan’a göre, elde etme usulündeki aykırılık hakimler için bağlayıcıdır; “hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz” . Kastın yokluğu (saik ve niyet): TCK 134 suçunda özel bir amaç (saik) aranmaz, ancak fail doğrudan kastlı olmalıdır . Savunma, müvekkilin hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediğini, örneğin meşru sebep veya zaruret durumunda eylem yaptığını ileri sürebilir. Mesleki sırrı ihlal ettiği iddiasına karşın, eğer müvekkil avukat, doktor vb. değilse veya konu sır değilse ceza sorumluluğu olmayabilir . Örneğin bir ev sahibinin evine giren hırsızı telefonla kaydetmesi gibi, kendini koruma saiki varsa soruşturma engellenebilir. Genel kast yoksa (failin o anda cebren hukuka aykırı işlem yaptığı bilinci yoksa) ceza mahkemesi beraat kararı verebilir. Yargıtay’ın onadığı 12. CD 2024 davasında da fail, “iktibas kastıyla değil, sadece olayı tespit için” cihaz kullandığı kabul edilerek suçu oluşmadığına hükmedilmiştir . Özel yaşam algısı: Savunma cephesinde özel hayatın “öldürücü mahremiyet” sınırları tartışılabilir. Bir kişi, evinin içine (gizli alanına) kamerayla girildiğini öğrenmişse, bu açıkça TCK 134/1’dir . Ancak kamuya açık yerde (örneğin plajda) çekilen fotoğraflar genellikle özel hayat sayılmaz (ceza genel kurulu bu fikirdedir). Ünlü kişilerin plaj fotoğrafının basın organında yayınlanması olayında özel hayat ihlali unsuru bulunmamıştır (YSK 2020/329 K.) . Dolayısıyla, savunma “failin eylemi mağdurun makul özel hayat beklentisi içindeydi mi?” sorusunu sorar. Örneğin herkesin duyabileceği bir sokak konuşmasını kaydetmenin özel hayatı ihlal ettiğini söylemek zordur. Öte yandan ev/odasına izinsiz girilmek ve özel alanda kayıt yapılmak açıkça hukuka aykırıdır . Bu bağlamda, “özel yaşam algısı” savunması, suça konu görüntü/sesin ne kadar özel olduğu üzerinde durur; özellikle mağdurun rızası varsa veya görüntüler kameralı ortamda alındıysa suç unsurlarından gizlilik unsuru eksilmiş olabilir. KVKK ve hukuka uygunluk: 6698 sayılı KVKK’ya göre kişisel veriler ancak açık rıza veya kanuni izinle işlenebilir. TCK suçlarıyla KVKK’nın kapsamı örtüşür. Örneğin bir işverenin çalışanlarının özel telefonlarını izinsiz izlemesi hem TCK 132/1 (haberleşme gizliliği) hem KVKK ihlali sayılabilir. Savunma, KVKK kapsamında müvekkilin yükümlülüğüne aykırılık bulunmadığını (örneğin işveren, yasal veri işleyicisidir) vurgulayabilir. Ayrıca, CMK kapsamında elde edilen deliller KVKK ile çelişmiyorsa hükme dayanak yapılabilir; ancak KVKK ihlali münhasır suç olmadığından savcılığa ayrı şikayet de yapılabilir. Delillerin reddi (CMK): CMK m.134/1 uyarınca failin/sanığın kendi rızasıyla alınan sözlü beyanı her zaman delildir . Ancak cep telefonu kamerasına düşen bir konuşmanın kaydı duruşmada kullanılamaz (edilgen delildir). Savunma, kaydın hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak bu delilin kanuni kıyas (karşılaştırmalı) olarak dikkate alınmamasını isteyebilir. Benzer şekilde, araştırma • 43 43 43 43 • 19 29 36 • 34 19 18 • • 44 6 esnasında usule aykırı olarak “dahili gizli dinleme” varsa CMK 135/1 hükmü ihlal edilmiş olur ve delile itiraz edilebilir. Diğer savunma argümanları: Hukuka aykırılık kavramı savunmada geniş tutulabilir. Örneğin, “kişinin kendi konuşması kayıt edilmeyeceği” esası gereği eylemde suça kasıt bulunmadığını ileri sürmek mümkündür (bazı savcılar bu yönde iddia edebilir). Ayrıca, söz konusu eylem CMK m. 25 (meşru savunma) kapsamında haklı neden veya 134/1’deki istisnai hallerden biri olabilir. Savunma, müvekkilin eyleminin kişisel menfaat veya aile içi basit bir anlaşmazlık kapsamında olduğunu, kamuya ifşa maksadı taşımadığını vurgulayarak “kişisel verinin korunması” hakkına aşırı müdahale olmadığı tezini savunabilir. 10. Uygulama Örnekleri (Vaka İncelemeleri) Evlilikte Delil Toplama: Eşiyle açık bir dava süren sanıklar, mağduru işyerine çağırarak suçlamayı netleştirmeye çalıştıkları sırada izinsiz ses kaydı yaptılar. Kaydı sadece mevcut davada delil olarak kullandılar, başkalarına vermediler. Yargıtay 12.CD, bu eylemi TCK 134/1 kapsamında görmedi; sanıkların “hukuka aykırı hareket etme bilinci” taşımadıkları kabul edilerek beraat onadı . Savunma, sanıkların yalnızca kendilerini koruma amaçlı hareket ettiğini belirtmiş; Yargıtay bu bakış açısını uygun bulmuştur. Gizli Kamera İle İzleme: Bir mağazada deneme kabinindeyken kadının alt kısmını cep telefonuyla kaydeden sanık, Y9.CD tarafından TCK 134/1 ile mahkum edildi . Mahkeme, failin kasıtlı gizlice kaydettiğini vurgulamıştır. Savunmanın çekince koyabileceği delil yoktur; fiili suç oluşturmaktadır. Bu örnekte ihlal açık bir şekilde kabul edilmiştir. WhatsApp Mesajı Yayma: Bir kişinin yakınlarıyla özel olarak paylaştığı video WhatsApp grubunda izinsiz paylaşılmışsa, fail TCK 134/2 ve TCK 136 kapsamına girebilir. Savunmada, eğer grup resmi bir duyuru veya açık kanal sayılmıyorsa hukuka aykırılık doğduğu vurgulanabilir. Ancak çoğu kararda bu tür ifşa “özel hayatın ifşası” suçu sayılır. Olayda ses kaydı veya fotoğraf varsa aynı uygulama geçerlidir. (Bu durumda mağdurun şikâyetiyle kovuşturma başlar.) Sosyal Medyada Mahrem Yayın: Birinin rızası olmadan Instagram veya Facebook’a kapalı aile fotoğrafı koymak, yalnızca TCK 136 değil, aynı zamanda kişisel veri yaymaktır. Bu durumda TCK 134 yerine 136’ncı madde daha çok uygulanır (CGK kararı ). Savunma, fotoğrafın “genel yaşamın mahremiyet alanı”nı aşıp aşmadığını tartışabilir; ünlü olmayan sıradan bir insanın eviyle ilgili resim yayımlanmışsa özel hayatın ihlali suçunun oluşması kuvvetle muhtemeldir. Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi: Bir çalışanın kurduğu dinleme cihazıyla işyeri konuşmalarını kaydeden işveren, TCK 132/1 ve 135 suçlarından yargılanabilir. Savunma, cihazın işyeri araçlarında bulundurulmasının rızaya dayalı olduğunu iddia ederse; ancak aksi tespit edilirse suçun unsurları tamamlanır. Bu durumda delil el konularak “hukuka aykırı delil” itirazı yapılabilir. 11. Savunma Hazırlık Kontrol Listesi Suçun Tespiti: Müvekkilin hangi madde kapsamına girdiğini belirleyin (132 mi, 133 mü, 134 mü, vs.). Olayda konuşma/haberleşme mi söz konusu, yoksa görüntü/ses kaydı mı? Eylemin özel hayat mı, iletişim gizliliği mi yoksa kişisel veri suçu mu olduğunu netleştirin. Usul İncelemesi: Delillerin elde ediliş şeklini kontrol edin. Arama kararı, dinleme kararı vb. usule uygun mu? CMK’yı ihlal eden delil varsa CMK 217’ye göre reddi için dilekçe hazırlayın . Hukuka aykırı elde edilen ses/görüntü kesinlikle hükme esas alınamaz. • 1. 36 2. 35 3. 4. 25 5. 1. 2. 43 7 Suç Unsurları Analizi: Suçun maddi unsurları oluşmuş mu? Örneğin sadece iki kişi arasındaki açık konuşmanın kaydı, TCK 133 veya 134’e mi girer? Yargıtay’a göre “konuşan bir tarafın izinsiz kaydı TCK 134 kapsamında” kabul edilebilir (çelişkili görüşler). Eğer mağdur da kaydı yaptıysa veya toplu bir ortamda kaydedildiyse fail sorumluluktan kurtulabilir. Manevi unsuru (kastı) sorgulayın; fail mahkemede “kasten ihlal etmediğini” beyan edebilir. Uzlaşma ve Şikayet: Eğer suç şikâyetliyse, mağdura uzlaşma/şikayet hakkını hatırlatın. Mağdurdan şikayetin çekilmesini veya geri çekilmesini isteyebilirsiniz (şikayet çekilirse kovuşturma düşer). Uzlaşma mümkünse; ancak 1 yıldan fazla ceza gerektiren suçlar uzlaşmaya tabi değildir. KVKK ve Kişisel Veri: Kişisel veri suçuysa (TCK 135-136), KVKK hükümlerine atıf yapın. Fail açık rıza veya yasal izinle hareket ettiyse savunma bu yönü vurgulasın. Özel hayat suçunda ise fotoğraf/ses kaydının “kişisel veri” olmadığını, 134. madde kapsamında olduğunu hatırlatın . Çelişen dava unsurları varsa buna dikkat edin (CGK 2014). Delil Çeşitlendirme: Müvekkil lehine delil toplayın: bilirkişi görüşü, meslektaş raporu, uzman müşahedesi gibi. Özellikle “özel hayat algısı” savunması için sosyal medya kullanımı, açık vs. durumları gösteren deliller sunun. Cezai Sebepler: Eğer varsa (iyi hal, saygın tutum), savcı veya mahkemeden cezada indirim talep edin. Adli para cezası seçeneği varsa bu talep edilebilir. Ancak indirimi gerekçelendirmek için müvekkilin kastı olmadığını veya zararın oluşmadığını vurgulayın. Karşı Dava ve Hukuki Yollar: Savunmaya ek olarak, müvekkilin hakları ihlal edildiyse hukuk mahkemesinde tazminat davası açmasını önerin. (Örneğin TCK suçunun mağduru, hukuk yönünden manevi tazminat talep edebilir.) Bu strateji, karşı tarafı uzlaşmaya zorlamak için de kullanılabilir. Mahkeme ve Hukuka Uygunluk: Savcı iddianamesini inceleyin. Suçun kanunda açıkça tanımlanmış unsurlarını taşıdığına ikna olun. Belirsizlik varsa itiraz edin (suçta/cezada kanunilik). Ayrıca CMK 140’taki (bazı belgelerin gizliliği) gibi özel düzenlemeleri savunma açısından değerlendirin. Hukuki Görüş ve Duyuru: Müvekkilinize benzer Yargıtay içtihatlarını anlatın. Örneğin, kaydın ifşa edilmediği durumlarda bile suç oluşabileceğini (düşünce birliği yoktur) ya da fotoğraf yayınının hakaret suçu mu yoksa kişisel veri suçu mu sayıldığı konusundaki CGK kararını açıklayın. Savunma stratejinizi bu içtihatlara dayandırın. 12. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) Özel hayatın gizliliği suçu nedir? Kişinin başkalarından sakladığı yaşamı içine izinsiz girilmesi veya görüntü/konuşma kaydıyla bu alanın açığa çıkarılmasıdır . TCK 134/1, özel hayatı ihlal eden herkesi 1–3 yıl hapisle cezalandırır. Eğer konuşma veya görüntü kaydedilmişse ceza iki kat artar . Üçüncü kişiyi izinsiz kaydetmek suç mu? Evet. Karşıdaki kişiyle yapılan gizli konuşmayı kendi rızası olmadan ses kaydetmek TCK 134/1’e girer (Yargıtay’ın kabul ettiği bir görüştür ). Sadece tarafın kendi konuşmasını kaydetmesi suç sayılmasa da, 134/1’in gerekçesine göre bu durumda bile “kişisel verileri hukuka aykırı işleme” (TCK 135) veya 136 suçu doğabilir. WhatsApp/Instagram üzerinden özel konuşma paylaşılması ne olur? Mesaj içeriklerini (ses/görüntü) rızâsız üçüncü kişiyle paylaşmak TCK 134/2 (özel hayatın ifşası) veya 136 (kişisel verileri yayma) suçuna girer. Özel yazışmalar TCK 132 kapsamına girer. Örneğin gizli bir video WhatsApp’ta yayılırsa, bu eylem TCK 134/2 ile cezalandırılır . Kişisel veriler suçunda ise veri türü önemlidir; görüntü tek başına kişisel veri olmayabilir, bu durumda da 134. madde uygulanır . 3. 4. 5. 40 6. 7. 8. 9. 10. 45 • 22 27 • 46 • 31 40 8 Sosyal medyada birinin fotoğrafını izinsiz paylaşmak suç mu? Eğer fotoğrafta kişi tanınabiliyorsa ve kişi bunu istemediyse, TCK 134/2 kapsamında suç oluşur. Ancak CGK’ya göre bir köşe yazarının resminin internette ifşası, TCK 136 (kişisel veri yayma) suçudur . Özetle “resmin kendisi” kişisel veriyse 136, özel hayat mahremi ise 134 uygulanır. Ünlü veya halk içinde tanınan kişi olmasa bile kişinin mahrem yaşamına ait olmayan görüntü (ör. sokakta) genelde suç sayılmaz. İzinsiz ses kaydı delil olabilir mi? Hayır. Anayasa ve CMK yasağı gereği hukuka aykırı olarak elde edilen ses/görüntü delil kabul edilmez . Örneğin gizlice dinlenen telefon konuşması, suç olsun veya olmasın ceza davasında delil yapılamaz. CMK 217’ye göre hâkim, yargılama anında yalnızca yasal yollarla toplanan delilleri esas alır . Özel hayat gaspı farklı bir suç mu? Türkiye’de buna karşılık özel bir “hayatın gazabırlığı” veya “gasp” suçu yoktur. Ancak fiilen özel hayat gaspına benzer eylemler (örn. silah tehdidiyle mahrem bilgi alma) 134. madde kapsamında değerlendirilir; ayrıca hakaret veya tehditle ilgili TCK’nın diğer hükümleri de (ör. TCK 106 tehdit suçu) kullanılabilir. Özel hayat suçları zamanaşımına uğrar mı? Evet. Şikâyete bağlı suçlar için (132,133,134) şikâyetin işlendiği veya öğrenildiği tarihten itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Zamanaşımı süresi suça göre 8–12 yıl kadardır (cezanın üst sınırı göz önünde bulundurulur). Örneğin 1–3 yıl cezayı gerektiren özel hayat suçu için ~8 yıl; 2–4 yıl cezayı gerektiren kişisel veri yayma suçu için ~12 yıl geçerlidir. Suçun zamanaşımı, şüphelinin ifadesi alındığında veya iddianame düzenlendiğinde kesilir . 13. Komşu Suçlarla Karşılaştırma Hakaret (TCK 125) ile farkı: Hakaret, bir kimsenin şeref ve saygınlığını küçük düşürme suçudur. Özel hayat suçlarında ise kişinin mahrem alanının gizliliği ihlal edilir. Örneğin bir kişinin kapağı örtülü bir mektubunu açmak 125 değil TCK 132, evde çıplak çekilmiş fotoğrafını internetten yaymak ise 134’tür. Bir olay aynı anda hem hakaret hem özel hayat ihlali de oluşturabilir (CGK örneğinde olduğu gibi ), bu durumda farklı nev’iden içtima hükümleri uygulanır. Kişisel verileri kaydetme/yayma (TCK 135–136) ile farkı: Kişisel veri suçu, failin mağdur hakkında veri toplaması, kayıt etmesi, ifşa etmesiyle ilgilidir . Özel hayat suçu ise temelinde “mahremiyet ihlali” vardır. Örneğin birinin kimlik bilgilerini ele geçirmek 136’dır; odasında özel fotoğraflarını izinsiz video kaydetmek 134’e girer. Pratikte sınır bazen uyuşsa da, özel hayat kriteri devreye girdiğinde TCK 134 uygulanır. Barandogan’a göre özel hayatla ilgili görüntü/sesler TCK 136 kapsamına girmez . Bilişim suçları (örn. TCK 244-245) ile farkı: Bilişim suçlarında suç konusu bilgi sistemlerine yönelik eylemlerdir (örn. sisteme girme, verileri bozma). Özel hayat suçları ise mağdurun yaşamına yönelik gizli görüntü/ses toplama eylemidir. Örneğin bir bilgisayar sistemine girip özel fotoğraf çalan kişi hem bilişim suçuna hem kişisel veriyi ele geçirmeye maruz kalabilir. Ancak doğrudan bilgisayar korsanlığı değil, özel hayat gizliliği temel değeridir. Haberleşme ve dinleme suçları (132–133) ile farkı: Haberleşmenin gizliliği (TCK 132) mesajlaşma, telefon gibi tüm haberleşmeyi, sadece içeriği korur . Konuşma dinlenmesi (TCK 133) ise karşılıklı konuşmayı kapsar. Özel hayatın gizliliği (134) sohbet ya da iletim değil, kişinin tüm özel yaşamını korur. Örneğin açık ortamda yapılan konuşma kaydı 132 değil 133 kapsamına girebilir; ancak bu konuşma özel bir alandaysa 134/1 suçunu oluşturur. • 25 • 43 43 • • 33 • 25 • 23 40 • • 13 9 Sonuç olarak, 5237 sayılı TCK’daki 132–138. maddeler, özel hayatın mahremiyetini ve kişisel veri gizliliğini korumaya yöneliktir. Savunma, öncelikle suçun özel şartlarını ve eylemin niteliğini dikkatle incelemeli, eldeki delillerin yasallığını sorgulamalı ve müvekkilin kastının bulunmadığını vurgulamalıdır. Bu bağlamda KVKK (6698) ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun delil yasakları (CMK 206/217) ve Anayasa m.20 düzenlemesi sık sık savunma argümanları arasında yer almaktadır.