Genel güvenliğe karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu (TCK) 170–179. maddelerinde düzenlenmiş, somut veya soyut tehlike oluşturan fiilleri kapsayan “genel tehlike yaratan suçlar”dandır . Bu suçlar, toplumu oluşturan belirsiz sayıdaki kişilerin hayat, beden bütünlüğü veya mal varlığı bakımından bir zarar tehlikesine maruz kalmadan huzur içinde yaşama hakkını korumayı amaçlar. Örneğin meskûn mahalde gerçek bir ateşli silahla havaya ateş etmek genel güvenliğe karşı bir tehlike oluşturur (TCK 170/1-c) , ancak yalnızca gürültü çıkarmak amacıyla kullanılan kuru sıkı tabanca TCK 170’den çok Kabahatler Kanunu 36/1 kapsamında değerlendirilir . Aşağıda, güncel TCK metinleri, gerekçeleri, suç tanımı ve unsurları, teşebbüs-iştirak-icra-tedai halleri, nitelikli haller, yaptırımlar, zamanaşımı, görevli mahkeme, Yargıtay kararları, doktrin görüşleri, savunma stratejileri, örnek olaylar, pratik kontrol listesi, kısa SSS ve benzer suçlarla karşılaştırmalı bilgiler ele alınmıştır. 1. Güncel Madde Metinleri TCK 170–179 arasındaki suçların metinleri (Son değişikliklerle, Haziran 2025 itibarıyla) aşağıdadır; ilgili alt bentler her bir bölümde işlenmiştir: TCK 170 – Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan, c) Silâhla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan, kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır . TCK 171 – Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması “Taksirle; a) Yangına, b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına, neden olan kişi, eylemi başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli hale getirmişse üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır” . (2018’den itibaren ayrıca yangın, bina vb. tehlikesi yaratmak suretiyle sigorta dolandırıcılığı gibi diğer suçlarla içtima gündeme gelebilir.) TCK 172 – Radyasyon Yayma “(1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapisle cezalandırılır. … (3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli dozda radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanmasına yol açan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır” . (Madde ayrıca, belirsiz sayıda kişiye karşı fiil ve taksirle radyasyon yaymayı suç sayar .) 1 2 1 3 3 • 4 • 5 • 6 6 7 1 TCK 173 – Atom Enerjisiyle Patlama “(1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılır. (2) Aynı fiilin taksirle işlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” . (Bu suç çevreye verilen zararla da ilintilidir; cezası en az 5 yıldır .) TCK 174 – Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Bulundurulması veya El Değiştirmesi “(1) Yetkili makamlardan izin almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal, ihraç eden, nakleden, saklayan, satan, satın alan veya işleyen; (aynı fiilleri kullanmak için malzeme-teçhizatı ithal eden, başkalarına veren vs.) kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. (2) Bu fiillerin terör örgütü çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. (3) Önemsiz miktarda patlayıcı maddeyi bulunduran kişi hakkında bir yıla kadar hapis cezası verilir” . (Madde, çok önemli genel tehlike yaratabilecek kimyasal/nükleer materyallerle ilgili fiilleri yasaklar; kamu sağlığı ve çevre korunması amaçlanmıştır .) TCK 175 – Akıl Hastası Üzerindeki Bakımın İhlali (Genel güvenlik suçu kapsamındadır.) “Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır”. (Bu suç, kamu güvenliğinin bir alt türü kabul edilmiştir; fail çoğunlukla yakınıdır .) TCK 176 – İnşaat/Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama “(1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” . (Fiil, somut tehlike suçudur; zarar gerçekleşmese de tehlike yaratması yeterlidir .) TCK 177 – Hayvanı Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakma *“Gözetimi altındaki hayvanı, başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” . (Bu sırf hareket suçu somut tehlike suçudur; zarar gerçekleşmesi aranmaksızın tehlike yeterlidir .) TCK 178 – İşaret ve Engel Koymama “Madde 178 (1): Herkesin gelip geçtiği yerde yapılan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engel koymayan, konulmuşu kaldıran ya da yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” . (Seçimlik hareketli suç; zarar doğmuşsa fail, neticeye göre kasten veya taksirle “mala zarar” veya başka suçla da sorumlu tutulur .) TCK 179 – Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (1) Her türlü taşıtın güvenliği için konan işaretleri bozan, araç yolları üzerine cisim koyan veya teknik sisteme müdahale eden kişi bir yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır. (2) Taşıtı tehlikeli biçimde sevk ve idare eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. (3) Alkol/ uyuşturucu/başka nedenle emniyetli sürüş yapamayacak halde iken araç kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır . (Özellikle TCK 179/3: Kanunda belirlenen sınırın üzerindeki alkol veya yorgunluk hâlleri cezalandırılır; 0,30 promilin altında ispatlanamadıkça sürücü sorumlu tutulmaz .) • 8 9 • 10 11 • 12 • 13 14 • 15 16 • 17 18 • 19 20 21 22 2 Diğer İlgili Hükümler: Örneğin TCK 179/3 (yukarıda), 204 vb. Bu bağlamda TCK 204 (resmi belgede sahtecilik) doğrudan genel güvenlikle ilgili değildir, ancak bazı maddeler (örn. 179/3 – trafik güvenliği; 174, 173 – tehlikeli maddeler) “genel tehlike” bağlamında yakın temadadır. 2. Madde Gerekçeleri (Eski–Yeni Karşılaştırma) Her bir suç tipi, TCK Gerekçe Metinlerinde tehlikenin niteliğine göre somut/soyut ayrımı ve hareket çeşitleri açıklandı. Örneğin, TCK 170’ın gerekçesinde a, b, c bentlerindeki hareketler “somut tehlike” suçlarıdır; tehlikenin doğmuş olması şarttır . TCK 170/2 ise “soyut tehlike” suçudur; burada yangın, sel vb. tehlikesine yol açmak ayrı suç sayılmış, somut zarar şartı aranmamıştır . Kanun koyucu, 170/1’in somut tehlike, 170/2’nin soyut tehlike olarak düzenlendiğini belirtmiş; böylece 170/1’de zarara “tehlike doğurmanın” gerçekleşmesi aranırken, 170/2’de sadece tehlike yaratılmasına yönelik hareket yeterli görülmüştür . Eski TCK’daki (765 sayılı) daha karmaşık düzenlemeler yerine yeni TCK 170’te tehlike suçları tek maddeye toplanmış, somut ve soyut tehlike ayrı fıkralarda düzenlenmiştir . Benzer biçimde, 172 ve 173’ün gerekçelerinde radyasyon ve atom enerjisiyle patlama suçları anlatılırken bu fiillerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekilmiştir . 174’ün gerekçesinde ise tehlikeli maddelerle ilgili uluslararası yükümlülükler hatırlatılarak, kontrolsüz patlayıcı/ zehirli maddenin topluma yüksek risk yarattığı vurgulanmıştır . 176’nın gerekçesinde ise inşaatta alınacak güvenlik önlemlerinin ihmali somut tehlike suçu olarak kabul edildiği ve zarar doğmasa da tehlike yarattığı açıklandı . Bu metinlerde genel olarak, “failin kastında bu neticenin de bulunup bulunmadığı” gibi tartışmalı kavramlara çok yer verilmemiş, esas olarak fiilin doğurduğu tehlike somutlamıştır . Eski (765) ve yeni TCK karşılaştırıldığında (örneğin CGK 2013/319 E., 2015/24 K.), eski TCK’daki silahla tehdit madde kapsamındaki eylemlerin de 5237/170 ile düzenlenebileceği kabul edilmiştir . Öte yandan, gerekçelerde belirtilmeyen ancak Yargıtay içtihatlarında netleşen bir husus, 170/1-c bendi uyarınca “silâhla ateş etme” fiilinin ancak gerçek bir ateşli silahla (mermi atabilen) yapılması gerektiğidir . Bu nedenle kuru sıkı tabanca yalnızca gürültü kabahatine girer (BK 36/1) . Bu içtihatlar, hükümlerin yorumunda göz önüne alınmıştır. 3. Suçların Tanımı (Tehlike Suçu Olarak) Genel güvenliğe karşı suçlar tehlike suçlarıdır. Yani bu suçların oluşması için fiilin gerçekleştirdiği hareketin, belirsiz sayıda kişi bakımından zarar doğurmaya elverişli bir tehlike yaratması yeterlidir . TCK 170/1’de yer alan yangın çıkarma, bina çöktürme vb. fiiller “somut tehlike” olarak düzenlenmiş; tehlike gerçekleşmiş olmalı, ancak zarar neticesi aranmaz . Örneğin, bir caddede silahla havaya ateş eden fail (gerçek bir ateşli silahla) hiç kimseye zarar vermese bile bu fiil, kişilere tehlike yarattığı için TCK 170/1-c kapsamında suçtur . TCK 170/2 ve 171 gibi hükümlerde ise sadece tehlike yaratma yeterli kılınmıştır. TCK 170/2’de, yangın vb. tehlikesine yol açan kişi için artık “somut tehlike” gerekmez; yani korku-panık oluşmuş olması veya tehlike yaratmak amaçlı hareket fiil sayılır . Bu durumda ortaya çıkan zarar neticesi, failin kasıt veya taksir derecesine göre (örtülü fikri içtima) başka suçlara (örneğin taksirle öldürme, kasten yaralama) konu edilebilir. TCK 176’da ise inşaatta güvenlik önlemi almayan kişi, zarar doğmasa bile somut tehlike suçundan sorumlu olur . Genel tehlike yaratan suçlar, belirli bir mağduru olmayan suçlardır. Suçla korunan değer “kamu güvenliği” ya da “toplumun huzuru”dur . Somut bir hedefe yönelik hareketler (şahıslara tehdit, • 23 1 24 25 26 25 27 1 9 28 14 1 29 30 31 3 3 1 27 1 2 1 2 25 14 1 3 3 mala zarar, huzuru bozma vb.) bu kapsama girmeyip, ayrı suçlar teşkil eder. Böylece örneğin silahla ateş ederek herhangi birini kastetmeden ateş etmek TCK 170/1-c’yi, belirli bir kişiyi tehdit ederek ateş etmek ise silahlı tehdit suçunu oluşturur . 4. Unsurlar Fail Suçların faili genellikle hâlihazır faildir; yani eylemi işleyen kişi. Çoğu suç münhasıran fiilin failine yöneliktir (ör. 176’da inşaattan sorumlu kişi), ancak genel anlamda herkes suç işleyebilir. Failin özel bir sıfatı (kamu görevlisi vb.) aranmaz. TCK 170/171, 172, 174 gibi suçlarda failin kast veya taksiri yeterlidir . 176, 177 gibi suçlarda ise failin belirli bir görev veya gözetim pozisyonunda olması gerekir (ör. 177’de hayvanın kontrolünden sorumlu kişi) . Mağdur Genel güvenlik suçlarında mağdur şahsi değil genel niteliktedir; korunan hukuki değer “toplumun can, mal güvenliği ve huzuru”dur . Yargıtay, TCK 170 suçu bakımından “mağdur belirsiz sayıdaki kişilerdir; toplumun güven içinde yaşama hakkıdır” şeklinde açıklama yapmıştır . Bu suçlarda belirli bireye yönelmeyen tehlikeli eylemlerin cezalandırılması amaçlanır. Suç Konusu Suç konusu, genelde toplumun huzuru ve güvenliği veya eşyalarla ilgili genel bir tehlike halidir . Örneğin 174’te tehlikeli maddeler, 177’de hayvanlar, 178’de açık alanlardaki çukurlar vb. tehlike kaynakları konu alınmıştır. Manevi Unsur Kasti suçlar (TCK 170, 172, 173, 174, 177, 178, 179/1-2, 179/3 gibi) bilinçli kast ile işlenir: Failin eyleminden zarar doğabileceğini bilmesi, fakat bu sonucu istemese de tehlikeyi önemsememesi (ya da bilerek oluşturması) yeterlidir. Örneğin, silahla havaya ateş eden kişi kasıtlı fiil işler (tehlikeyi öngörür) . Taksirli suçlar ise (TCK 171, 173/2 gibi) kusurlu ihmâl ile oluşur: Fail tehlikeli neticeyi öngörmez ancak tedbirsizlikle ortaya çıkar. Bazı durumlarda “bilinçli taksir” (failin tehlikeyi öngörüp kayıtsız kaldığı durum) tartışma konusu olsa da, Türk hukuku bu ayırımda genellikle kasıt ve taksir normlarını kullanır. Örneğin yangın çıkaran kişinin fiili kasıtlı ise TCK 170/1’e, taksirli ise TCK 171’e tabi olur . Manevi unsur açısından savunma stratejileri (bkz. 12.) kastın bulunmadığını, sadece ihmal veya “bilinçli taksir” ihtimalini ortaya koymaya yönelmelidir. Ayrıca teşebbüsün mümkün olmadığı suçlarda (sadece hareket suçları) bu unsurun sınırlandırılmadığı, ancak başka suçlara (ör. mala zarar) dönüşebileceği unutulmamalıdır . 5. Özel Görünüş Biçimleri Teşebbüs: Genel tehlike suçları genellikle sırf hareket suçları olduğundan tehlike yaratma hareketi tamamlandığında suç oluşur. Teşebbüs ilkesi (henüz tehlike oluşmamışsa veya kaçma vardır) uygulanmaz. Örneğin yangın çıkarma veya silahla ateş etme gibi tamamlandığında suç olan hareketlerde teşebbüs olmaz . İşaret-işaret koymama (178) gibi seçimlik fiillerde bir eylem gerçekleştiğinde suç vardır; dolayısıyla yarıda kalmış bahçeleme gibi bölüm teorik olsa da 30 31 32 14 33 1 34 35 1 35 1 1 32 1 27 • 1 16 4 genelde uygulama ihtimali zayıftır. 177/Tehlikeli hayvan suçunda da aynı; hayvanı salmak veya ihmalle serbest bırakmakla suç tamamlanır. İştirak: Bu suçlarda iştirak (ortaklık, yardım, azmettiricilik) mümkündür. Örneğin bir yangın çıkarma eyleminde, yardım eden veya yağmalayanlar hakkında azmettirme/hüküm/yardım hükümleri uygulanabilir. Nitekim Yargıtay içtihatlarında (TCK 61) bu tür ortak fiillere azmettirici, yardım eden sorumluluğu kabul edilmektedir. Örneğin bir kişi başkasına patlayıcı verir, diğeri kullanırsa, ilkine iştirak sorumluluğu yönünden bakılır. 174’de silah veya bomba bulundurma suçunda da suç eylemine iştirak (örneğin lazım olan malzemeyi temin etmek) cezayı artırabilir. Kaldı ki, 174/2’de örgütsel iştirak zaten nitelikli hal sayılmıştır . İçtima (Cebir/Ağırlaştırıcı): Bir eylemde birden fazla genel güvenliği tehlikeye sokma suçu oluşmuşsa, TCK 43/2’den farklı maddi veya manevi içtima uygulanır. Örneğin yangın çıkarıp aynı anda bina çöktürmek karma fiil ise her iki suçtan ceza verilir. Ceza artırımı halleri içtima değil, nitelikli hal (bkz. 6.) kapsamında değerlendirilir. Örneğin, 170/1’deki eylemlerle ayrıca mala zarar, kasten yaralama gibi başka suç oluştuğunda, hükümlüye birden fazla ceza verilebilir; bu durumda TCK 43 (farklı neviden içtima) hükümleri işler . Aksi halde, aynı suç tipindeki birden fazla icra hareketi (örneğin birden çok yerde ateş etmek) teknik içtimaya girebilir (toplam ceza mertebesinde). 6. Nitelikli Halleri / Ağırlaştırıcı Nedenler Birçok genel tehlike suçuna nitelikli hâller öngörülmüştür; bu durumlar, esas suça ek riskler taşıdığından cezayı artırır. Örnekler: Silâh Kullanımı: TCK 170/1-c, 179/1 gibi fiiller zaten silahla işleme unsurunu içerir. Ancak 170/1- c’de gerçek bir ateşli silahla işlenmesi gerektiği (silahsız veya gazlı silahla değil) Yargıtay’ca netleştirilmiştir . Dolayısıyla silahlı ateş etmek zaten suçu ağırlaştırır. Örgütlü Hal: TCK 174/2, 174/3’te belirtildiği gibi tehlikeli maddelerin örgüt faaliyeti kapsamında taşınması veya önemsiz patlayıcı bulundurulması hâli cezayı artırır . Örgüt üyeliği, 170/4 (yeni TCK’da) gibi genel suçlarda da cezayı artırır (örgütlü genel suçlar). Topluca veya Yaygın Tehlike: Bazı suçlarda “toplu işleme” veya “yaygın zarar” unsuru cezayı artırır. Örneğin, bir bina çöktürme eyleminde aynı anda birden çok kişi tehlikeye girerse ağır ceza verilebilir (TCK 43/3). Mevzuatta açıkça yazmasa da, Yargıtay görüşlerinde yaygın tehlike unsuru tespit edilerek cezanın üst sınırına yakın hüküm verilebileceği kabul edilmiştir. Maluliyet/Etki: Suç sonucunda yaralanma veya ölüm olursa, failin kasıt veya taksiri ölçüsünde kasten yaralama/öldürme gibi suçlardan da cezalandırılması gerekir (fikri içtima) . Bu durumda, fiilin “ölümle sonuçlanması veya büyük zarar” gibi sonuçları ayrı suç tipine dönüştüğü için genel tehlike suçu kapsamından çıkmaz; ancak bu ağırlaştırıcı etki, ayrı suçlardan ağır ceza getirebilir. Örneğin, havaya ateş eden kişinin attığı mermi birine isabet ederse 170 yanında kasten yaralama suçu da oluşur. Silahsız/Patlayıcısız Tehdit: Tam aksine, silah niteliğinde olmayan araçlarla işlenen eylemler genellikle nitelikli hâl oluşturmaz, hatta bazen suç unsuru oluşmaz. CGK 2019/176’ya göre kuru sıkı tabanca ile ateş etmek TCK 170/1-c kapsamında suç değil, Kabahatler Kanunu 36/1’e girer . Bu nedenle savunmada silahın niteliği kritik bir indirim sebebidir. • 11 36 • 1 25 • 3 • 11 36 • • 37 25 • 3 5 7. Cezai Müeyyideler ve Yaptırımlar TCK 170–179 suçlarının cezaları (üst sınırına göre) farklılık gösterir. Genel olarak zincirleme, tekerrür, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) vb. açısından değerlendirilirler. Ceza Aralıkları: TCK 170/1: 6 aydan 3 yıla hapis . TCK 170/2: 3 aydan 1 yıla hapis veya adlî para . TCK 171: 3 aydan 1 yıla kadar hapis . TCK 172/1: 3–15 yıl hapis ; 172/3: 2–5 yıl. TCK 173/1: 5 yıl ve üstü (aynı yönde 7–10 yıl denebilir) ; 173/2: 2–5 yıl. TCK 174/1: 4–8 yıl hapis plus para cezası ; 174/2: iki katı. 174/3: 6 aydan 1 yıla hapis. TCK 176: 3 aydan 1 yıla hapis veya adlî para . TCK 177: 6 aydan 1 yıla hapis veya adlî para . TCK 178: 2 aydan 6 aya hapis veya adlî para . TCK 179/1: 1–6 yıl hapis . 179/2: 4 aydan 2 yıla hapis . 179/3: 6 aydan 2 yıla hapis . Cezaların alt sınırları suça sürülme, üst sınırlar ise eylemin ciddiyetine göre oransal artırım indirimlere tabidir (TCK 51, 62-64). Adlî para cezası tedbiri ancak alt sınırı “bir yıldan az hapis” olan suçlarda öngörülmüştür (ör. 176/1, 178/1) . Alternatif Cezalar: Alt sınırı bir yılın altında kalan hapis cezaları, gerektiğinde adlî para cezasına çevrilebilir . Ayrıca, iki yıla kadar hapis cezası barındıran suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme imkânları vardır. Örneğin 178 suçu için söz konusu haklar kullanılabilir . Yargıtay uygulamasında, taksirli suçlara adli para cezası veya şartlı ceza verilmesi mümkündür (TCK 53/1; Tekerrür düzeni farklılıkları için 58/4 hükmü dikkate alınmalıdır ). Farklı Cezalar Arasındaki Ayrım: Kasten işlenen bir genel tehlike suçuyla taksirle işlenen arasında tekerrür ilişkisi kurulmaz (TCK 58/4). Örneğin bir kişi önce kasıtlı silahlı saldırıdan mahkûm ise, sonradan taksirle yangına sebebiyet suçunda “kasden suç” sabıkası tekerrür yapmaz . Ayrıca TCK 53/1’e göre ancak kasıtlı suçlarda hak yoksunlukları uygulanır; taksirle karar verilen bir kişiye TCK 53 hak yoksunluğu uygulanmaz (Y8CD 2016/806) . Zamansız Arttırım/İndirim: TCK 62 (hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tazyik hapsi, kürtaj vb.) maddelerinin uygulanması bu suçlarda genel hükümlere tabidir. Örneğin taksirle işlenen TCK 173/2 suçuna adli para cezası verilebilirken, 173/1’de (en az 5 yıl) verilemez. Genel tehlike suçlarının bazı tipleri “hayati tehlike” barındırdığı için ağır ceza alt sınırından infaz veya yüksek güvenlik önlemleri gündeme gelebilir. Zamanaşımı: TCK 66’ya göre suçun cezasına göre dava zamanaşımı süresi belirlenir. Örneğin, TCK 170 azami 3 yıl hapis ceza öngördüğünden zamanaşımı 8 yıldır . 171, 176, 177, 178 de benzer sınırda (≤5 yıl) olduklarından 8 yıllık zamanaşımına tabi olur . Daha ağır cezalı suçlarda süre uzar (örneğin 172’de 15 yıl ceza, zamanaşımı 20 yıl). Şikayet süresi bu suçlarda söz konusu değildir; savcılık re’sen soruşturma yapar . (Şikayet suçu olmadıklarından şikayetten vazgeçme veya uzlaşma hükümleri uygulanmaz.) Görevli Mahkeme: Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre bu suçlar genel olarak ağır ceza mahkemesinde görülür (çünkü alt sınırı 1 yıldan fazla olanlar Ağır Ceza; 2 yıla kadar olanlar Asliye Ceza; tam net: TCK 170,172,173,174,179/1 ağır ceza; 176,177,178,179/2-3 asliye ceza). Bazı maddeler CMK 10/1-u kapsamında olup (genel güvenliğe karşı suçlar) Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir . Örneğin 170, 172, 174, 179/1 ağır ceza, 176, 177, 178 Asliye Ceza’dadır. Ancak CMK • • 4 • 38 • 5 • 39 • 8 • 10 • 13 • 15 • 17 • 40 41 20 42 29 • 42 42 43 44 • 43 45 43 45 • • 29 29 46 • 46 6 10/1-u hükmü ile ağır ceza mahkemelerinin görevine giren suçlar da bu kapsamda olabilir; TCK 179/3 gibi trafik güvenliğini bozanların çoğu Asliye Ceza’da görülür. 8. Şikâyet, Uzlaşma, Zamanaşımı Şikâyet: Genel güvenliğe karşı suçlar şikâyete bağlı değildir. İlgili suçu işleyen, mağdurunun (toplumun) şikâyetine gerek kalmaksızın re’sen soruşturulur. Örneğin TCK 176 suçu için CMK 170/10-u uyarınca Asliye Ceza görevliyken (CMK 250/1) işlemleri savcılık başlatır . Yargıtay’a göre “bu suçlar şikayete tabi olmadığından savcılık tarafından re’sen takipsizlik veya kovuşturma yapılması esas olup, mağdurun talebi cezayı etkiledirmez” . Uzlaşma: 2014 Uzlaştırma Kanunu kapsamında uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlara tanınmıştır. Bu kapsamda genel güvenliğe karşı suçların hiçbiri uzlaştırılabilir suçlar listesine dahil edilmemiştir. Dolayısıyla uzlaştırma müessesesi bu suçlarda uygulanmaz . Zamanaşımı: TCK 66’ya göre suç cezasına göre zaman aşımı belirlenir. Yukarıda belirtildiği gibi (bkz. 7. Zamanaşımı), çoğu için 8 yıl, ağır cezalar için 15–20 yıl geçerlidir. Örneğin CGK kararlarına göre TCK 170 için dava zamanaşımı 8 yıldır . Zamanaşımı süresi geçtikten sonra cezai kovuşturma yapılamaz. (Fiil, soruşturmada kalsa bile dönem kapanır.) Şikâyet süresi yoktur (şikayet-suçu olmadığından CMK 170). Zamanaşımı ve şikâyet düzeni Yargıtay içtihatlarında da yeniden teyit edilmiştir . 9. Görevli Mahkeme Genel güvenliğe karşı suçların görevli mahkemesi, CMK’daki genel kolluk / mahkeme dağılımına göre belirlenir. Genelde; - Ağır Ceza Mahkemesi: TCK 170, 172, 173, 174/1 gibi alt sınırı 1 yıldan fazla olan ağır cezalı suçlar. Örneğin Ceza Genel Kurulu’na göre TCK 170 suçu 5235 sayılı Kanun’un 10/1-u hükmü gereğince Asliye Ceza değil, Ağır Ceza’dadır . - Asliye Ceza Mahkemesi: Alt sınırı bir yılın altında olan suçlar (TCK 176, 177, 178, 179/2-3) Asliye Ceza’nın görevindedir. (Örn. 176/1 alt sınırı 3 ay olduğu için Asliye Ceza’dır .) Yine de, CMK 10/1-u’ya giren suçlar ayrıcalıklı olarak Ağır Ceza’da görülebilir; ancak genel güvenlik suçlarında bu istisna daha az uygulanır. Soruşturma aşamasında ve kovuşturma usulünde, diğer kamu davalarında olduğu gibi CMK kuralları geçerlidir. Örneğin CMK 272 vs. usullere göre delil toplama yapılır. Hızlı yargılama (CMK 253/1), erteleme, basit yargılama usulü gibi öngörülen kolaylıklar (örneğin 178 suçu için basit yargılama) hakim takdirindedir . 10. Önemli Yargıtay Kararları Savunma açısından özellikle şu Yargıtay içtihatları öne çıkar: Ceza Genel Kurulu (CGK) 2019/50 Esas – 2019/176 Karar (CGK) – TCK 170/1-c: Davacı “kuru sıkı tabanca” ile gece yarısı havaya ateş etmişti. Yargıtay, genel güvenlik suçunun gerçekleşmesi için kullanılan silahın ateşli silah (mermi atabilen) olması gerektiğini vurgulamıştır . Kuru sıkı tabanca, ses ve gaz fişeği attığı için TCK 170/1-c kapsamında silah sayılmamış, eylem “gürültüye neden olma” kabahati olarak değerlendirilmiştir . Bu karara göre, savunmada silahın niteliği (ateşli mi, mermili mi) ısrarla sorgulanmalıdır. • 46 46 • 46 • 29 29 46 46 46 42 46 • 3 3 7 Ceza Genel Kurulu (CGK) 2018/191 Esas – 2018/608 Karar (CGK) – TCK 179/3: Dokuz promil alkol bulunan sürücü hakkında verilen hükümde, alkollü sürüşte cezanın şartları tartışılmıştır. Kararda, 0,30–1,00 promil arası sürücünün “kendini güvenli kullanıp kullanamayacağı”nın doktor muayenesi ya da olay davranışlarına göre tespit edilmesi gerektiği; 1,01 promilin üzerinin ise her hâlükârda tehlike kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir . Dolayısıyla savunmada, araç kullanma esnasındaki davranışlar, kan-tahlil değerleri ve Adli Tıp raporları titizlikle incelenmelidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/20142 E., 2010/10413 K. (9.CD 2010): İnşaat şantiyesinde güvenlik önlemi almayan bir sanık, bir yaya düştüğü için yargılanıyordu. Yargıtay, somut olayda felçli bir yayanın çatı katındaki boş binadan aşağı düşmesi arasında “illiyet bağı” bulunmadığını, sanığın sadece 176 uyarınca tedbirsizlik yaptığını kabul etmiştir. Bu durumda ceza verilmiş fakat “ölüm olayı” ilgisiz sayılarak somut zarar suçu çerçevesine alınmamıştır . Bu karar, savunmada fiil ile sonucu ayırma (illiyet bağı değerlendirmesi) konusunda örnek teşkil eder. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/806 E., 2016/1169 K. (8.CD 2016): Sanığın bir camiyi kundaklaması olayıdır. Mahkeme 171/1 (taksirle yangına sebebiyet) hükümlerini uygulamış, sanık hapis hükmünü mükerrirlere özgü infaz rejimine uygun kılmıştı. Yargıtay, kasıtlı bir suç için verilen hükmün, taksirli suçun infazında kullanılamayacağını (TCK 58/4’ü ihlal) belirterek kararı bozmuştur . Bu karar, cezada tekerrür hükümlerinin kasıtlı suça mahkûmiyet ile taksirli suç arasında uygulanamayacağını açıkça göstermiştir. Savunmada tekerrür incelemesi yapılırken bu fark dikkate alınmalıdır. (Ayrıca HAGB ve infaz rejimi konusunda karara uyma hatası ortaya konmuştur .) Bu kararların özetleri ve gerekçeleri savunma stratejilerini şekillendirecektir. Örneğin CGK 2019/176 kararı silah niteliği; 179/3 kararı alkol etkisinin ölçütleri; 9.CD 2010 kararı illiyet bağı; 8.CD 2016 kararı ise tekerrür ve infaz gibi meselelerde rehberdir. 11. Doktrin Görüşleri Hukuk literatüründe genel güvenliğe karşı suçlara tehlike hukuku perspektifinden bakan çok sayıda eser bulunmaktadır. Önemli görüşlerden bazıları: Aygörmez’e göre, TCK 170–171 suçları “tüm genel tehlike suçlarının temelini” oluşturur ve yapısal olarak tehlikeye yöneliktir. Bu suçların hukuki değerleri (yaşama hakkı, kamu düzeni) detaylı biçimde incelenmeli, ayrıca teşebbüs ve içtima problemleri ele alınmalıdır . Yazar, bu suçların tanımlarının somut tehlike (170/1) ve soyut tehlike (170/2) ayrımı ile belirlendiğini vurgular. Demirbaş (Genel Hükümler şerhi) genel tehlike suçları kavramını ele alırken, tehlikeli davranışların cezalandırılması olarak tanımlar . Ayrıca “somut tehlike”nin failin eylemiyle kişilere zarar ihtimali yaratması olduğuna işaret eder. Hukukçuların bir kısmı, somut tehlikenin suçun unsuru mu, neticesi mi olduğu noktasında tartışırken, genel kanaat tehlikenin tipik önkoşulu olduğu yönündedir. Bu bağlamda, tehlike–zarar ayrımının önemi vurgulanır: Somut tehlike gerçekleşmemişse içtima hükümlerinin (teşebbüs vb.) uygulanabileceği görüşü benimsenir. Örneğin Hafızoğulları-Özen şerhi, “yangın çıkarma” fiilinde ateşin yanma sürecinin, mal veya can tehlikesi oluşturacak mahiyette başlaması gerektiğini belirtir . Buna göre sadece kısmi yanma • 21 22 • 47 • 43 43 • 48 • 1 • 2 8 veya zayiat olmayacak şekildeki yakma eylemleri genel tehlike suçunu oluşturmaz. Bu doktriner bakış, savunma iddialarıyla örtüşebilecek şekilde, tehlikenin boyutunu tartışmaya açar. Asuman Aksoy-Retornaz’ın da içinde yer aldığı Onikilevha Ceza Hukuku (Cilt IV, 2019) “Topluma Karşı Suçlar” bölümünde genel güvenlik suçlarını ele alırken, suçların oluşması için tehlikenin gerçekleşmiş olması gerektiği, ancak zarar doğmasının beklenmediği belirtilir. Onların yorumunda, bu suçların anayasada güvence altına alınan sağlık ve malvarlığı haklarını koruyan önleyici hükümler olduğu vurgulanır. Bu tür kaynaklar, savunmanın teorik temelini oluşturur. Örneğin “tehlike suçu–zarar suçu” ayrımını, neticenin suçun unsuru olup olmadığını tartışırken kullanılabilir . 12. Savunma Stratejileri Savunma odaklı analizde aşağıdaki unsurlar üzerinde durmak önemlidir: Tehlike–Zarar Ayrımı: Failin eyleminin bir tehlike yaratıp yaratmadığını sorgulayın. Somut bir zarar oluşmamışsa bu genelde tehlike suçu sayılır . Savunma, tehlikenin “gerçekten kişinin hayatını veya malını tehlikeye sokup sokmadığını” (örneğin yangının genişleyip kişilere ulaşma potansiyeli) irdelemelidir . Hafızoğulları’na göre yangın için ateşin kontrolsüzce yayılması gerekir; eğer yangın kısa sürede söndürülmüşse belki tehlike oluşmamış sayılabilir . Benzer şekilde, 176’da düşen bir kişinin binanın kıyısından uzak durduğu, güvenlik önlemleri alınsa bile düşmenin önlenemeyeceği gösterilirse, illiyet bağı tartışılabilir (9.CD 2010) . Manevi Unsuru Aşama: Kastın bulunmadığını veya bilinçli taksir düzeyinde olduğunu göstermek savunmaya yön verir. Örneğin failin niyetli silah kullanmadığı, maddi bir zarar getirmeyi planlamadığı, eylemin tasarlanmadığı iddia edilebilir. Ancak 170’de netice aranmaması nedeniyle “kasten kast” aramak zor; failin amacını “eylemin yarattığı korku” olarak yazmak yerine somut niyet eksikliği savunulabilir. 171/176 gibi taksirli suçlarda, failin “geçici bir ihmali mi yoksa kasıtlı mı hareket ettiği” çerçevesinde kanıt aranmalıdır. Özellikle trafik suçu (179/3): Suçun oluşması için “emniyetli sürüş yapamayacak halde olma” şartı vardır . Saf alkol tesirinin düşük olduğu iddia edilebilir; örneğin hızının düşük olduğu, aracın kontrolünde sorun bulunmadığı gibi noktalar savunulabilir. Özel Unsurların İncelenmesi: Silah Niteliği: CGK 2019/176’ya göre silahın ateşli olması gerekir . Soruşturma-jandarma raporlarıyla merminin çapı, patlama gücü vs. araştırılır. Eğer silah gerçek değilse, suç oluşmayabilir. Kuru sıkı, tahrikli ve şarjörsüz silahlarla olayı yargılamak savunmaya yarar. Teşebbüs Olmadığı: Çoğu genel güvenlik suçu tamamlama suçudur; fail teşebbüs şeklinde sorumlu tutulamaz. Bu durum savunmayı kısıtlar; ancak fail eylemi yarım bırakmışsa (ör. ateş etmemiş, işaret koymayı engellemişse), eylem tamamlanmamış olabilir. Bu nadir durumlarda CMK 223/3 gereği “suç vasfında yanılma” veya “kusurlu davranma” gibi iddialar denenebilir. Fiilin Kamusal Etkisi: Eylemin oluşturduğu tehlike gerçekten “genel nitelikte mi” sorgulanmalıdır. Örneğin, küçük kapalı alanda çıtırtıyla yangın alarmına basmak mı, yoksa geniş kitleleri riske atmak mı tartışılır. Yangının yayıldığı alan, insanların yoğunluğu gibi kriterler olayı “genel” kılma veya düşürme noktasıdır. Bazı hallerde, genel güvenlikten çok mal zarar verme suçu (TCK 151–153) gündeme gelebilir; failin kastının aslında belirli bir mala zarar vermek olduğu iddia edilirse 170’den başka suç öne çıkarılabilir. • 1 • 1 1 2 2 47 • 49 22 • • 3 • • 9 Hukuki Nitelendirme: Savunma, eylemin TCK 170-mi yoksa başka madde kapsamına mı girdiğini tartışmalıdır. Örneğin, bir bina duvarına yazı yazan sanık bakımından “huzur bozma” (TCK 123) veya “mala zarar” (TCK 151) bakımından indirim olabilir. Eğer somut hedef yok ve toplum tehlikedeyse 170/1 suçu; hedef belli ise tehdit suçu veya mala zarar suçu olarak değerlendirme gerekir (CGK 2013/319 vaka ). Trafikte, alkol sınırlıysa ve olay müsvedde olursa, TCK 179/3 değil 179/2 (taksirle tehlikeye sokma) uygulanabileceği savunulabilir. Uzaktan patlatılan gaz bombası TCK 170 veya 179 değil “ateşli silahla yaralama” gibi başka suçlara girebileceğinden, değerlendirmede failin amaçlarını netleştirin. Hukuki Değerlerin Vurgulanması: Savunma, failin eyleminin oluşturduğu tehlikenin gerçekte toplumun can-mal güvenliğini tehdit edecek nitelikte olmadığı savını kurabilir. Örneğin bir kırsal alanda atılan sinyal fişeğinin “genel tehlike yaratacağı” ileri sürülürken, bunları kullanma izni alınınca veya uyarı yapınca tehlikenin azaldığını göstermek savunmayı destekler. Yani “Kamu düzeni değil, yalnızca belirli bir grubu korkuttu” argümanı yapılabilir. Usul Safhası: Savunma, delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediğine bakmalıdır. Örneğin ihbarın güvenilirliği, polis raporlarındaki tespitlerin dayandığı emareler (ör: boş kovanlar, patlayıcı kalıntısı) incelenmelidir. Şüphe varsa “hatalı ekspertiz” veya “failin kusuru araştırılmamış” itirazı getirilebilir. Ayrıca zamanaşımı başvurusu, eylemin TCK tarihinden önce işlendiğini gösterirse hayat kurtarır. Genel olarak avukat, müvekkilinin eyleminin somut bir hedefe yönelik olmadığı, sadece bir hareket suçu olduğu veya tehlikenin gerçekleşmediği gibi halleri vurgulayarak TCK 170-171, 174 gibi hükümleri altına girebilir. Tez, olayın fazla genelleştirilmeden “failin kastının sınırlandırılacağı” yönde kurulmalı, başka kanun hükümleri ile kıyaslama yapılmalıdır. 13. Uygulama Örnekleri (Vaka Çözümü) Örnek 1: “Caddede silahla havaya ateş açan sanık.” Sanık düğünde sevinç için tabanca ile havaya ateş etmiş, kimse yaralanmamıştır. Savunmada şu argümanlar yapılabilir: a) Kuru sıkı tabanca mı kullanıldı, gerçek ateşli silah mı? Raporlara göre gerçek bir mermi atabilecek nitelikte ise TCK 170/1-c; değilse sadece gürültü kabahati (Kabahatler K.) söz konusudur . b) Olay meskûn mahalde gerçekleştiği için (TCK tanımında aranmaz) bile, silahla ateş eylemi tehlikeli kabul edilir . c) Sanığın kastı hedefe zarar vermek değil korku yaratmaktır ki bu da TCK 170/1-c kapsamındadır. Sonuçta hukuki nitelendirme somut tehlikeye sokma, savunma silahın niteliğine vs. dayalı hafifletici sebeplere odaklanabilir. Örnek 2: “Evinin damında akaryakıt döküp ateşe veren kişi.” Sanık eski eşyaları yakmak isterken yakıt kullanmış, komşular korkup kaçmıştır. Komşular zarar görmemiştir. Savunma: Bu yangın somut tehlike sayılabilir mi? Eğer yangın kısa sürede söndüyse somut zarar oluşmamış, TCK 170/2 (soyut tehlike) gündeme gelebilir. Ancak Zeki Hafızoğulları’na göre yangın “genişleyip etrafa yayılmaya elverişli” olmalıdır . Mahkeme somut tehlike tespiti yapmışsa 170/1, yoksa taksir varsa 171. Sanığın dolayısıyla maksadı önemlidir. Eğer zararı önceden kestirmediği (taksir) ispatlanırsa TCK 171 ile cezalandırılabilir. Ancak makul yoluyla uyarı yapıp yardım istemişse, kasta bile değil ihmâl düzeyinde taksir söz konusu olabilir. Zanlının önce davranışının tehlike yaratıp yaratmadığı, sonrasında kastının ağırlığı incelenmelidir. Örnek 3: “Kontrollü patlayıcıyla rögar kapağı patlatan grup.” Sanıklar kullanılmayan patlayıcı ile rögar kapağı havaya uçurmuş, yoldan araç geçerken tehlike oluşturmuştur. Bu eylem TCK 170/1-b (çığ/sel gibi olmayan; ancak bina çökmesi ifadesine atfen “kaçıklık” • 30 31 • • 3 1 2 10 olarak algılanabilir) ya da 170/1-c’ye (ateşli silah veya patlayıcı kullanan) girebilir. Savunma: Eylemde kullanılan patlayıcı hangi cins? Yetkili rapor “basit patlayıcı” derse 170/1-c varsa/çok riskli ise TCK 36/1 (kabahat) dahi tartışılır. Ayrıca “terör örgütü” ile bağı varsa 174/2 kapsamı düşünülebilir. Hedef belli değilse genel tehlike; ancak örneğin adli bir hedefe yönelik olsaydı farklı suç gerekebilirdi. Örnek 4: “Hastanede radyasyon kaçakçılığı.” Sanık, izinsiz ışınlı cihaz ayarlamasıyla hastalara düşük dozda radyasyon uygulamıştır. Bu, TCK 172/1 (radyasyona tabi tutma) veya 172/3 (zarar vermeye elverişli dozda yayın) kapsamında suçtur. Savunma: Miktarın kişi sağlığını bozmayacak düzeyde olduğu ispatlanabilir mi? Eğer doz düşükse 172/2 (belirsiz kişilerde 5y+) ya da cezaya engel olabilecek. Zira TCK 172/1 “sağlık bozacak doz” gerekir . Doktor raporuyla doz düşük gösterilirse cezası düşürülebilir veya eylem hukuken suç sayılmayabilir. Bu örneklerin her birinde, deliller titizlikle incelenerek eylemin “kamu güvenliğini gerçekten tehlikeye sokup sokmadığı” sorgulanmalı; eylemin kast veya taksir boyutu ayrıntılı savunulmalıdır. Ayrıca failin cezai sorumluluğunu azaltacak özel koşullar (pişmanlık, işbirliği, hakaret vs.) varsa bunlar savunmada vurgulanır. 14. Pratik Kontrol Listesi (Savunma Açısından) Savunma planlamasında aşağıdaki maddeler kontrol edilebilir: Hukuki Nitelendirme: Eylem TCK 170-179 kapsamına giriyor mu? Yoksa başka suç? (Mala zarar, tehdit, trafik kabahati vb.) Şikâyet Durumu: Bu suç şikâyete tabi mi? (Hayır – savcılığın re’sen kovuşturma yetkisi vardır .) Tehlike Mevcut mu?: Eylemin yarattığı gerçek veya muhtemel tehlike var mı? Örneğin yangının veya patlamanın yayılma olasılığı saptandı mı? Fiilin Niteliği: Kullanılan araç/cihaz ateşli silah mı, tehlikeli madde mi? Örneğin silahla ateş varsa 170/1-c, gaz tabancası ise suç değil (bak. CGK 2019/176) . Failin Kasdı: Fail (kasıtlı mı, taksirli mi?) bilinçli mi oldu yoksa ihmalkâr mı davrandı? Varsa özellikle bilinçli taksir unsuru savunulabilir. Ortaya Çıkan Zarar: Zarar doğduysa (yaralanma, ölü, maddi hasar), içtima gerekebilir. Zarar yoksa veya azsa, eylem sadece tehlike suçu mu tutuklu? Hakimin takdirine. Özel Hal Varsa: Suç örgütü ilişkisi, silahlı saldırı, topluca işleme, kamu görevlisine karşı olması vb. nitelikli durumlardan hangileri var? (Örgüt var mı? Silahlı mı? Toplu eylem mi?) Zamanaşımı: Eylemden itibaren geçen süre TCK 66’ya göre ne kadar? (Örn. TCK 170 için 8 yıl .) Zamanaşımı dolmuş mu? Mahkeme ve Ceza: Görevli mahkeme ağır mı, asliye mi? Cezanın türü ne olabilir? (3 yürek cezaları ağır ceza, 1 yüze kadar asliye…) Neler İstemiyoruz?: Örneğin şikayete bağlanabilecek hususlar (tehdit suçunda veya mala zarar davalarında şikayet varsa) bu suçlarda yoktur. Uzlaşma imkanı yok. Bu avantajları bilin. Bu liste, somut davada gözden geçirilmesi gereken noktaları özetler. 15. Kısa SSS (SEO Uyumlu) Soru: “Kuru sıkı tabancayla ateş etmek TCK 170/1-c suçunu oluşturur mu?” Cevap: Hayır. Yargıtay’a göre 170/1-c suçunun oluşması için ateşli silah (mermi atan gerçek silah) kullanılması gerekir. Ses veya gaz fişeği atan kuru sıkı tabanca bu tanıma girmez; bu durumda eylem genel güvenlik suçu değil, yalnızca kabahat sayılır . 39 • • 46 • • 3 • • • • 29 • • 3 11 Soru: “Havaya ateş etmek TCK 170 mi yoksa 179/1 mi?” Cevap: Eğer ateş karayolu, demiryolu, havaalanı gibi ulaşım yollarını etkiliyorsa TCK 179/1 (trafik işaretlerini değiştirme vb.) gündeme gelebilir. Normal şehir meydanında havaya ateş ise TCK 170/1-c’dir. Ancak konuyu somut olay belirler (işaret değişikliği vs. yoksa 170/1-c uygulanır) . Soru: “Gözetimi altındaki köpeği salmak TCK 177 midir?” Cevap: Evet. Sahibi köpeği başkalarının zarar görebileceği şekilde serbest bırakmışsa TCK 177’ye göre tehlikeye sokma suçu işlenir . Ancak sadece uzağa salıp kontrol edilebilir mesafedeyse veya saldırgan bir cinsi değilse az ceza düşebilir. Ayrıca eğer köpek gerçekten ısırıp yaraladıysa, TCK 170 dışından “taksirle yaralama” gibi suçlar da oluşabilir. Soru: “Yangın çıkaran sanığın suçu TCK 170 mi, 171 mi?” Cevap: Yangın kastıyla çıkarılmışsa TCK 170/1 (kasten suç) hükmü; ihmal (taksir)le başlamışsa TCK 171 (taksir suçu) uygulanır . Kastın varlığı fiilin öngörülüp isteyerek yapılmasıyla, taksir ise öngörmeden veya tedbirsizlikle gerçekleştirilmesiyle tespit edilir. Soru: “TCK 170 suçu şikâyete tâbi midir?” Cevap: Hayır. Genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçu resen (savcılıkça kendiliğinden) soruşturulur . Mağdurun şikayeti veya uzlaşma prosedürü söz konusu değildir. Ceza davası, ilgili CMK hükümlerine göre kamu davası olarak devam eder. 16. Komşu Suçlarla Karşılaştırma Genel güvenliğe karşı suçlarla benzer alanlardaki diğer suçlar arasındaki farklar savunmada önemli olabilir: Mala Zarar Verme (TCK 151–153): Genel tehlike suçları tehlikeye yönelikken, mala zarar suçları oluşmuş zarara yöneliktir. Örneğin sokakta bilinçsizce silahla ateş etmek TCK 170/1-c, ancak bir dükkâna ateş edip camı delmek doğrudan mala zarar suçu olur. Suçun mağduru belirli bir mal veya kişi olduğunda mala zarar cezai sorumluluğu gündeme gelir. TCK 170’de mağdur belirsizdir; 151–153’de failin kastı “zimmete suçu” oluşturan eşyayı haksız yere yok etmektir. Bu sebeple savunmada eylemin bireysel mala zarar yerine toplumsal tehdit mi oluşturduğuna açıklık getirmek gerekir. Trafik Suçları: TCK 179 (trafik güvenliği) ve trafik kanunundaki suçlar birlikte düşünülmelidir. Örneğin, emniyet şeridinde kalmak TCK 179/2’den (taksirle trafik tehlikesi) ziyade Karayolları Trafik Kanunu’nun ihlali olabilir. Alkol sınırında ise 179/3’e (bilinçli taksir) geçip geçmediği önem kazanır. Suçta vasıta ve yol belirliyse trafik suçları, genel tehlike unsurlarıyla gerçekleştiyse TCK 179/1-3 gündeme gelir. Savunmada, olayın trafik mi yoksa toplu güvenlik tehdidi mi olduğu üzerinde durulmalıdır. Çevreye Karşı Suçlar: TCK 179 (trafik) ile karıştırılmamalıdır; çevreyi kasıtlı kirletme (TCK 181, 182) ile genel güvenlik suçları farklı hukuki değer korur. Örneğin kimyasal atık dökerek geniş alanı zehirlemek hem TCK 174 (tehlikeli madde bulundurma) hem çevre suçu hem de genel kamu güvenliği suçu sayılabilir. Ancak fail kasıtlı çevre kirliliği amaçlamışsa 181, tehlike gözetmeden sadece insan sağlığına risk varsa 174, sadece tehlike yaratmışsa 170/2 gibi normlar gündeme gelebilir. Bu nedenle olayın asıl hukuki amacı (“çevreyi korumak mı, insanları korumak mı”) tespit edilmelidir. 1 3 15 5 1 46 • • • 12 Kamu Düzeni/Asayiş Suçları: Genel güvenlik suçları kimi zaman “huzuru bozma” (TCK 123) veya “halkı kin/küfürlü davranış” gibi suçlarla kıyaslanır. Fark, genel suçun tehlike yaratmasıdır. Örneğin yüksek sesle bağırmak huzur bozmadır, ancak silahla bağırmak 170/1-c olur. Gösteri sırasında korkutucu sloganlar da huzur bozma suçunu oluştururken benzin döküp ateş yakmak genel güvenlik suçudur. Savunmada, eylemin gerçekten “toplum düzenini bozma” nitelik taşıyıp taşımadığı üzerinde durmak gerekir. Kamu Malına Zarar ve Terör Suçları: Patlayıcı, silah veya kimyasal kullanmak TCK 174, 176 yerine doğrudan terör suçu (TCK 314 vd.) sayılabilir ancak bunlarda failin maksat, örgüt bağlantısı aranır. Savunma bu kadar ağır isnatlara girmemişse, eylemi sadece genel tehlike suçu kapsamında değerlendirmek gerekir. Bu karşılaştırmalar, savunmanın suçun kapsamını daraltıp hafifletici hükümler bulmasını sağlar. Eylemin ilgili herhangi bir “komşu suç”la kıyaslanıp dikkate değer farklar ortaya çıkarılmalıdır. Kaynaklar: TCK maddeleri ve gerekçeleri (TBMM sitesinden), Yargıtay kararları (izin verilen içeriklerden) ve hukuk doktrininden (Hafızoğulları-Özen, Aygörmez, Aksoy Retornaz, Demirbaş vb.) alınarak hazırlanmıştır.