Türk Ceza Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen irtikap suçu, kamu görevlisinin, görev yetkisinden kaynaklanan nüfuz veya güveni kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaat vermeye zorlaması veya ikna etmesiyle oluşan bir suçtur . Maddenin birinci ve ikinci fıkraları bu iki işleniş biçimini, üçüncü fıkra ise kişinin hatasından yararlanma hâlini düzenlemektedir. Dördüncü fıkrada ise elde edilen menfaatin büyüklüğü ve mağdurun durumu gözetilerek cezanın yarıya kadar indirilebileceği hüküm altına alınmıştır . Eski düzenleme – yeni düzenleme karşılaştırması (6352 sayılı Yasa, 02.07.2012): Önceki kanun metni “görevinin sağladığı nüfuz” ifadesi içerirken, değişiklikle bu nüfuz “görevinin sağladığı güven” unsuru ile birlikte değerlendirilmiştir. Ayrıca, artık sadece gerçekleşen yarar değil “yarar sağlamaya yönelik vaatte bulunma” da suç kapsamına alınmıştır. 2012 değişikliğiyle üçüncü fıkra (hatadan yararlanma) kapsamına teşebbüs de eklenmiş ve suçun menfaat değerine göre cezayı indirme olanağı getirilmiştir . Bu değişikliğin gerekçesinde, halk arasında “bahşiş” veya “paylaşım” gibi görülen küçük menfaat taleplerinin de suç kapsamına alınmasının hedeflendiği belirtilmiş, ancak böylece sıradan durumlarda bile ağır ceza tehdidi oluşabileceği eleştirileri de gündeme gelmiştir . Suçun Tanımı ve Unsurları Fail (Özü): Suçun failinin kamu görevlisi olması zorunludur (TCK m.6/1-c). Suçun özgü bir fail tanımı vardır; başka kişi tarafından işlenemez . Örneğin Orhan Önal’a göre, “irtikâp suçu, kamu görevlisinin görev yetkisini kötüye kullanma yoluyla bireyleri mağdur etmesi anlamına gelir” ve aksi takdirde başka suçlar (dolandırıcılık, zimmet vb.) gündeme gelir . Maddi Unsur – Fiil ve Konu: Fail, görevinin sağladığı nüfuz veya güveni kötüye kullanarak üç şekilde davranabilir: (a) İcbar (zorlama) suretiyle bir kişiyi kendisine veya başkasına haksız yarar sağlamaya ya da bu yönde vaatte bulunmaya zorlayabilir; (b) İkna (hileli davranış) suretiyle aldatma yoluyla aynı sonucu gerçekleştirebilir; (c) Hatadan yararlanmak suretiyle yani mağdurun hata veya bilgisizliğinden faydalanarak haksız yarar sağlayabilir. Bu üç çeşidin tümünde, failin kişi üzerinde manevi baskı (icbar) veya hileli telkin (ikna) yapması, mağdurun da kendini mecbur hissetmesi veya aldatılması gerekir . İrtikapta mağdur, kamu idaresi ile ilişkili gerçek bir kişi olup, onun teşvik ettiği haksız yararı sağlamaktadır. İktibas/Yeni Ceza Kanunu’nda rüşvetten farklı olarak bu suçta doğrudan kamu güveni ve işleyişi hedef alınmaktadır . Manevi Unsur – Kast: Suç, kasten işlenir. Failin amacı, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamaktır. Yargıtay’ın vurguladığı üzere, failde özel bir mal edinme saiki aranmaz; kanun bunu istemez . İrtikap suçu yalnızca doğrudan kast ile işlenebilir; taksirle ve genel olarak teşebbüsle (kural olarak) cezalandırılmaz . Bununla birlikte, uygulamada özellikle ikna yoluyla gerçekleşen irtikapta eylem tamamlanmadan engellenen hâllerin teşebbüs sayılabileceği yönünde içtihatlar da bulunmaktadır. 1 2 3 4 3 5 6 • 7 8 • 9 1 10 11 • 12 13 1 Hukuka Aykırılık: Suçun hukuka aykırı olması, failin kamu görevinden kaynaklanan yetkiyi kötüye kullanması ve mağdurun iradesini zorla veya hileyle aşması ile sağlanır. Örneğin ikna suretli irtikapta, failin kamu görevlisi sıfatıyla mağdurun kendisine haksız bir yararı kanunen elde edebileceğine inandırarak ikna etmesi gerekir . Bu yönüyle irtikap, standart dolandırıcılık suçundan ayırt edilir; Zeki Kulaçoğlu’na göre “kamu görevlisinin görevinin sağladığı güveni kötüye kullanması unsuru, bu suçu dolandırıcılıktan ayırır” . Özel Görünüş Biçimleri Teşebbüs: Kanun maddesinde teşebbüse ilişkin açık düzenleme olmamakla birlikte doktrinde görüş ayrılığı vardır. Genel olarak, eylem tamamlanmadan önce mağdur hareketin etkisi altına girip menfaat vermişse suç tamamlanmamış sayılıp teşebbüs kabul edilir. Yargıtay bu yönde kararlar vermiştir. Örneğin, bir vergi dairesi memurunun para alacağı esnada meslektaşı tarafından durdurulması hâlinde, bu olay teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilecektir . İştirak: İrtikap suçuna katılan kişiler, TCK m.37-40’daki genel iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulur. Fail özgü bir suç olduğu için, iştirak eden kamu görevlisi ise esas fail olarak cezalandırılır; kamu görevlisi olmayan yardım eden veya azmettiren ise suça iştirak eden (yardımcı/azmettirici) sıfatıyla, yardım edenler ceza yarısı kadar cezalandırılır. İçtima (Zincirleme Suç): Failin birden fazla kez irtikap eylemi gerçekleştirmesi durumunda “zincirleme suç” hükümleri uygulanır. Yani hüküm bir kere verilir, ancak ceza miktarında artırıma gidilir. (Tekerrür hükümleri ise suçun özel tehlikeli kapsamına göre değerlendirilir.) Tekerrür: İrtikap suçu, özel tehlikeli suçlar arasında sayılmamıştır; normal tekerrür hükümleri uygulanır. Nitelikli Halleri ve Cezaları TCK m.250’ye göre ceza miktarları şöyledir: İcbar suretiyle irtikap (m.250/1): 5 yıldan 10 yıla kadar hapis . İkna suretiyle irtikap (m.250/2): 3 yıldan 5 yıla kadar hapis . Hatasından yararlanma (m.250/3): 1 yıldan 3 yıla kadar hapis . Bu fıkrada, mağdurun hatasından yararlanma hâlinde ceza görece daha azdır. İndirici etken (m.250/4): Elde edilen menfaatin değeri ile mağdurun ekonomik durumu dikkate alınarak yukarıdaki cezalar yarı oranına kadar indirilebilir . Bu nitelikli hâller dışında, 6352 sayılı yasayla maddeye eklenen üçüncü fıkrada ayrıca irtikap teşebbüsü de cezalandırılabileceği hükme bağlanmıştır. Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı İrtikap suçu millete karşı işlenen suçlar arasında yer aldığı için şikayete tâbi değildir. Yani mağdurdan veya üçüncü kişiden ön izin ya da şikayet beklenmeden savcılık tarafından resen soruşturulup kovuşturulabilir . Benzer şekilde bu suç uzlaşma kapsamı dışındadır . Ceza Muhakemesi Kanunu’nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri irtikapta uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresi ise 15 yıldır . (Ayrıca hükmün kesinleşmesinden itibaren 20 yıllık ceza zamanaşımı uygulanır.) • 14 15 15 • 16 • • • • 1 • 2 • 3 • 3 17 18 17 2 Görevli Mahkeme İrtikap suçu, cezasının ağırlığına göre ağır ceza mahkemelerinde görülür. CMK uyarınca; m.250/1 ve 250/2 kapsamındaki suçlar bakımından Ağır Ceza Mahkemesi, m.250/3 (hatadan yararlanma) ile 250/4 (indirici etken) kapsamındaki hâller bakımından ise Asliye Ceza Mahkemesi görevli ve yetkilidir . Yargıtay Kararlarından Örnekler Yargıtay Ceza Genel Kurulu 29.01.2013 (Esas 2012/5-1269, Karar 2013/36): “İcbar suretiyle irtikâp suçunun gerçekleşmesi, kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanmasını gerektirir. Nüfuz; kamu görevlisinin görev dolayısıyla üstlendiği güç ve etkinlik olup, bunun kötüye kullanılması ayrıcalıklı üstün konumdan yararlanmayı ifade eder.” şeklinde tanımlama yapılmıştır . Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/13930: Zabıt katibi bir memurun 180 TL’lik temyiz masrafı aldığı ve mağdurun bu durumda memurun her davranışının yasal olacağı beklentisiyle hareket ettiği olayda, Yargıtay olayın ikna suretiyle irtikâp olduğunu, olayın sadece “görevi kötüye kullanma” olarak ele alınmasının hatalı olduğunu belirtmiştir . Yargıtay 5. Ceza Dairesi 22.12.2020 (2020/3587 E., 2020/14306 K.): Sanığın 250/2’ye göre işlediği ikna suretiyle irtikâp suçunun cezasının üst sınırının dava zamanaşımını belirleyen 8 yıllık süreye tâbi olduğu vurgulanmış, 2011’deki hükmün onama kararı ile 2020’deki hüküm arasında bu sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir . Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2018/6514 (22.12.2020): Sosyal Güvenlik Kurumu müdürünün, emekli bir vatandaşa dosyasını hızlandırmak için 1.500 TL, daha sonra 1.000 TL istemesi olayında “icbar unsuru gerçekleşmediği” gerekçesiyle mahkemenin irtikâp hükmünü bozarak görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasına karar verilmiştir . Bu ve benzeri kararlarda Yargıtay, irtikaptaki zorlayıcı baskı veya hile unsurlarını titizlikle incelemekte, suçun oluşup oluşmadığına göre cezanın nitelik ve miktarını belirlemektedir. Doktrin Görüşleri Prof. Dr. Mahmut Koca’ya göre, “irtikâp suçu, kamu görevlisinin görev yetkisini kötüye kullanması suretiyle bireyleri mağdur etmesi anlamına gelir” ve bu suç “kamu gücünün yozlaşmasına neden olarak hukukun üstünlüğüne zarar verir” . Ersan Şen gibi akademisyenler, yeni düzenlemeyle irtikap suçunda “bahşiş” veya “şikâyetsiz küçük menfaat” taleplerinin de kapsama girmeye başlamasının eleştiri konusu olduğunu vurgulamışlardır . İrtikap ve komşu suçlar konusunda yapılan mukayeseli çalışmalar (Orhan Onal vd.) suçu rüşvetten “tek taraflı baskı arayan”, yönetsel bir tehdit suçu olarak tarif etmektedir . Örneğin bu karşılaştırmada, rüşvet suçunun taraflar arasında anlaşma gerektirdiği, etkin pişmanlık müessesesinin bulunduğu; irtikapta ise tüm bu unsurların yer almadığı vurgulanmıştır . 19 • 6 • 20 • 21 • 22 • 8 • 5 • 11 23 11 23 3 Veli Özer Özbek, Durmuş Tezcan, İzzet Özgenç, Adem Sözüer gibi ceza hukuku akademisyenleri de irtikap suçunun unsurları ve komşu suçlarla farklılıklarına dair görüşler belirtmiş; “failin özel bir menfaat amacı taşımasına gerek olmadığı”, “tehdit değil moral baskı”, “sadece memur fail olabileceği” gibi ilkeler tartışılmıştır (bknz. Kulaçoğlu: ICbar’da moral cebir tanımı , Yenisey: güven unsuru vs). Avukat Yorumu ve Savunma Stratejileri Savunma cephesinde öncelikle failin kamu görevlisi olduğu tespiti büyük önem taşır. Suçun tanımında failin memur olması gerektiğinden, şüpheli kamu görevlisi değilse irtikaptan değil dolandırıcılık gibi farklı suçtan yargılanması mümkündür . Diğer savunma argümanları şu hususlara dayanabilir : Failin kamu görevlisi olmadığı, eylemin asli unsurlarından biri olan nüfuz ve güven unsurunun oluşmadığı iddiası. Suçlamayı oluşturan eylemi yapan kişiye ait belgelerde veya ifadesinde usulsüzlük (örneğin avukatsız alınan ifade) gibi delil sürecine yönelik itirazlar. Mağdura baskı veya hile kanıtlanamaması, eylemin gönüllü yarar sağlama düzeyinde kalması; mağdurun iradesine müdahale edilmediği iddiası. Elde edilen menfaatin önemsiz olması veya failin kendine bir fayda sağlamadığının savunulması. Küçük meblağlarda cezanın kısmen indirimine hususunda yargıya vurgu yapılabilir. Zamanaşımı ve usul hataları: Suçun işlendiği tarih ile dava açılış tarihi arasındaki süre, usulü işlemler (irtikapta soruşturma izni gerekmez) açısından itirazlar. Uygulamada sık karşılaşılan senaryolar için savunma stratejileri şunlardır: Mağdurun ödemeyi talep eden memurun fiilini haksız bulduğu, tehdidin olmadığı veya sosyal baskının ağır olmadığını kanıtlamaya çalışmak; mağdurun suç duyurusundaki ifadesiyle bilirkişi raporundaki teknik tespitleri çelişkili hale getirmek; sanığın “bir işimi halledeceğim diye para verdim” beyanını rüşvetten çok meşru bir hak görmesi durumunda rüşvet suçuna dönüştürme olasılığını öne sürmek; cezada indirim gerekçesi olarak mağdurun ekonomik durumunu vurgulamak. Uygulama Örnekleri Örnek 1: Bir SGK memuru, emekli bir vatandaşa dosyasının hızlandırılması karşılığında önce 1.500 TL, daha sonra 1.000 TL talep etmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, olayda mağdurun “haklı işini yaptıracağına” dair beklentiyle parasını ödediği, memurun baskı ve öneriyle iradesini yok saydığı değerlendirmesiyle icbar unsuru aranamayacağından ceza mahkumiyetini görevi kötüye kullanma olarak görmüş, irtikâp suçunun unsurları bulunmadığı kanaatine varmıştır . Örnek 2: Bir zabıt katibi memurunun duruşma masrafı olarak 180 TL toplaması ve bir kısmını zimmetine geçirmesi olayı. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, mağdurun memurun yasaya uygun işlem yapacağına dair güvenini kullanarak para ödemesini temin ettiği gerekçesiyle suçu ikna suretiyle irtikâp olarak nitelendirmiş ve başka bir suç (görevi kötüye kullanma) sayılmasını kanuna aykırı bulmuştur . Örnek 3: Teşebbüs hâli: Vergi dairesinde görevli bir memur, usulsüz vergi indiriminde bulunabileceği beklentisiyle bir kişiden para almaya kalkmış, ancak meslektaşı tarafından zamanında yakalanmıştır. Yargıtaya göre bu durumda teşebbüs aşaması gerçekleşmiş sayılacak, memur haklı bir işinin zamanında yapılmayacağı korkusuyla bir miktar para ödeme vaadi aldırmış olsa bile neticesi ortada yoksa yalnızca teşebbüs söz konusudur . • 6 7 24 24 25 • • • • • • 22 • 20 • 16 4 Örnek 4: Hatadan yararlanma: Bir üretim firmasının sorumlusu, (örneğin) tarım teşkilatının “özel kaynak aktaracağı” vaadiyle yanına gelip yatırımcı şirketten henüz ödeme almadığı halde para talebinde bulunsa bile, bu suçu için mahkeme suçun yapılacak bir iş veya alınacak ödeme ile ilgisini kesinleştirmek isteyebilir. (Ceza Yargıtayı’nca hatadan yararlanma örneği olarak idare tarafından eksik tahakkuk verilen bir vergi puanı nedeniyle şirketin fazladan ödeme yaptığı durum gösterilmiştir.) Pratik Kontrol Listesi Failin niteliği: Suçun faaliyeti sadece kamu görevlisine yüklenebilir (TCK m.6/1-c) . Yararlı edim var mı: Suçun oluşması için fail veya başkasının haksız bir yarar sağlaması ya da bu yönde vaatte bulunması gerekir . Sağlanan yarar doğrudan kamuya değil olsa da, kamu idaresinin güvenini hedef almalıdır. Nüfuz/güven unsuru: İcbar suçu için “nüfuz” (üstün otorite/baskı), ikna suçu için “güven” (yetkinin kutsal görüldüğü beklenti) kullanımı şarttır . Bunların olmaması halinde suça teşebbüs yahut farklı suç (rüşvet, dolandırıcılık) değerlendirilir. Teşebbüs durumu: Suç tamamlanmış mı? İkna girişimi yarıda mı kaldı? Yargıtay, ikna suçu girişimlerini kabul etmektedir. İştirak: Başka kişi devrede mi? Katkı yapan kişiler yardım eden/azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulur. Miktar ve ekonomik durum: Elde edilen yararın değeri, 250/4 uyarınca cezanın yarıya kadar indirilmesinde etken olabilir. Suç tarihleri ve soruşturma: Suç tarihi ile kovuşturma tarihini kontrol edin (dava zamanaşımı 15 yıl). İrtikapta şikayet aranmaz, soruşturma re’sen başlar . Savunma nokta ve deliller: Failin eylemde bulunma sebebi, mağdurun beyanları, fiziksel/ manevi baskı derecesi, varsa kayıt ve tanıkların değerlendirilmesi savunma açısından kritik olacaktır. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) İrtikap suçu nedir? Göreve dayalı nüfuz veya güven kötüye kullanılarak, kişiden kendisi veya başkası için haksız yarar sağlanması veya sağlanacağı vaadinde bulunulması suçudur (TCK m.250) . Örneğin bir memurun “önemli bir işiniz hızlansın” diye kişiden para talep etmesi irtikabın tipik örneğidir. İrtikap suçunun cezası nedir? TCK 250’ye göre icbar suretiyle irtikap 5–10 yıl, ikna suretiyle irtikap 3–5 yıl, hatadan yararlanma suretiyle irtikap 1–3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılır . Haksız menfaatin değeri ve mağdurun durumu gözetilerek ceza yarıya kadar indirilebilir. Şikayet süresi nedir? İrtikap suçu şikayete tâbi değildir; resen soruşturulur . Yani mağdurun şikayetçi olması aranmaz. Dava zamanaşımı süresi işlenen suç tarihinden itibaren 15 yıldır . Uzlaşma yapılabilir mi? Hayır. İrtikap suçu, uzlaşma kapsamında sayılan suçlar listesinde değildir . Taraflar arasında uzlaşma sağlansa bile bu, yargılamanın seyrini değiştirmez. • • 7 • 1 2 • 6 15 • • • • 17 • • 1 • 1 2 • 17 17 • 18 5 Görevli mahkeme hangisidir? İcbar ve ikna suretiyle işlenen irtikaplar Ağır Ceza Mahkemesi’nde, hatadan yararlanma hâlindeki irtikaplar ise Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür .